hrant dink suikastinin 3. yıl dönümünde agos gazetesi önünde onlarca kalabalık eşliğinde gerçekleşecek törendir.
14:30'da başlaması beklenen tören an itibarıyla başlamıştır.
kalabalık ellerinde "katili tanıyoruz adalet arıyoruz" ve "hrant için adalet için" yazılı pankartlarla tören alanında hazır bulunmakta..
agos gazetesi, dink'in yasını artık tutmayacaklarını ilan etmiştir.
gazete'nin 15 ocak tarihli sayısında "içimizdeki kuyu yüreğimizdeki agos" başlıklı yazıda, dink'in katledilişinin ardından geçen üç yılda gazete olarak yas tutmayı bıraktıkları, yaşayanlar arasında hrant'ı arayacakları bildirildi. yazıda "...bundan sora hrant'ın kaybını bir yas anı olarak değil, dünden yarına uzanan sürekliliğin itici gücü olarak hatırlamak istiyoruz" denildi.
yoğun kar yağışı ve soğuk havaya rağmen binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşmiştir.
kar altında gerçekleşen törende konuşan oğul arat dink "100 yıl önce avdık, şimdi yem olduk" demiştir.
detay;
agos gazetesi genel yayın yönetmeni hrant dink, ölümünün üçüncü yılında anıldı.
bu yıl ''katili tanıyoruz, adalet istiyoruz'' sloganıyla gerçekleşen tören için soğuğa rağmen çok sayıda kişi halaskargazi caddesi'ndeki gazete binası önünde toplandı.
hrant dink'in ''tek yolumuz bir arada yaşamayı savunmak olmalı. bu yol, hem aklın, hem vicdanın gereği'' sözlerinin yazılı olduğu bir pankart önünde mumlar yakılarak, karanfiller bırakıldı.
törene katılanlar, türkçe ve ermenice türküleri hep bir ağızdan seslendirdi.
törene hrant dink'in eşi rakel, kızları sera ve delal ile oğlu arat da katıldı.
hrant dink'in oğlu arat dink gazete önünde toplanan kalabalığa bir konuşma yaptı. hrant dink'in ölümünden ber hiç kamuoyu önüne çıkmayan, hiç konuşmayan arat dink, içinde üç yıl biriktirdiklerini etkileyice bir şekilde dile getirdi.
oldukça üzgün ve gergin olduğu gözlenen arat dink, şunları söyledi:
'dalga geçmediler mi?'
"üç yılda adalet adına ne oldu?
hesabı sorulcak 3 yıl daha eklendi?
üç çocuk bizimle dalga geçerken yalnızlar mıydı?
tek tek örnek vermeli miyim?
babam, öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. 'valilikte haddim bildirilmeye çalışıldı' diye. iki istihbaratçı da vardı orada. mahkeme 'o kişiler kim?' diye soru sordu, 1.5 sayfa masal anlattılar. mahkeme, 'yeni cevaba gerek yok, yeterli' dedi.
mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi?
'büstleri değil, insanlari seviyorum'
hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle sakın bazı arkadaşlarımız cam çerçeve indirmesin.
onlara 'yuh olsun' diyorum.
ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum.
babamın büstü var içeride, onu oda kırmak istiyorum.
ben büstleri değil, insanları seviyorum.
üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup, vatanı koruyabilmemiz lazım. v
akur duruşu koruyabilmek lazım.
'önce avdik, şimdi yem olduk'
'kafes planı' diye bir plan ortaya çıktı, 'hrant dink operasyonu' diyor. medya yazdı mı? gayrı müslümlerin üzerine korku salmaktan bahsediyor.
yargıtay kararını anlatmak için babamın dilinde tüy bitti.
'kışkırtılacak kadar ermeni kalmadı' denilmişti.
bugün bu ülkede belki yüzde 20'ydik. 100 yıl önce avdık, şimdi yem olduk. sağolun." *
gazeteci hrant dink, üç yıl önce silahlı saldırıda hayatını kaybettiği, şişli'deki agos gazetesi binası önünde törenle anıldı. kar ve soğuğa rağmen binlerce kişi vardı. oğlu arat dink, "bu 3 yılın sonunda neredeyiz?" diye sordu ve ekledi: 'bu ülkenin adaletine güvenmiyorum'
agos gazetesinin önünde dün yapılan anma töreni öncesi çift taraflı olarak trafiğe kapatılan halaskargazi caddesi saatler öncesinden dolmaya başladı. agos gazetesinin camına hrant dink'in fotoğrafının bulunduğu dev bir pankart asıldı. soğuk hava ve kar yağışına rağmen dink'in vurulduğu yerde toplanan yaklaşık 3 bin kişi, "katili tanıyoruz, adalet istiyoruz" yazılı dövizler taşıdı, "hrant'ın arkadaşları", "katil devlet hesap verecek", "faşizme inat kardeşimsin hrant", "hepimiz hrant'ız, hepimiz ermeniyiz" sloganları attı. katılımcılar, mumlar yakarak dink'in öldürüldüğü yere karanfiller bıraktı. hoparlörlerden yükselen sarı gelin türküsü hep bir ağızdan söylendi.
"güvercin kasapları"
dink'in arkadaşlarından yönetmen sırrı süreyya önder ve ahmet kaya'nın eşi gülten kaya, basın açıklamasını yapmak için gazete binasının camına çıktı. açıklamayı okuyan önder, "bu zalimler sofrasında yere düşen hrant dink değil, izzetimiz, namusumuz ve şerefimizdir. madem katilleri tanıyoruz, gün katilleri teşhis etme günüdür. aslında güvercin kasapları diyebiliriz onlara" dedi.
önder'in ardından hrant dink'in eşi rakel dink de toplanan binlerce kişiye "inadına doğruluk ve sevgi yolunda yürüyeceğiz" diye seslendi. rakel dink'in sözleri zaman zaman "faşizme inat, kardeşimsin hrant" sözleriyle bölündü.
'yüz yıl önce avdık şimdi yem olmuşuz'
rakel dink'in ardından söz alan dink'in oğlu arat dink ise oldukça sert bir ses tonuyla yaptığı konuşmada şunları söyledi: "bu ülkede insan babasına ağlayamıyor. bu üç yılın sonunda neredeyiz? üç yıl önce babama ağlarken, hayatımın en kötü gününde öfke içindeyken, siz şaşkınlığı eklediniz ona. üç yıl sonra neredeyiz? çünkü bu ülkenin adaletine güvenmiyorum.
geçen yıl basında en fazla yer alan mahkeme bu üç çocuğun ailemizle alay edişi. üç yıl önce onlar babamı öldürürken yalnız mıydı? babam öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. dedi ki; 'bu ülkenin valiliğine çağrıldım, bana haddim bildirilmeye çalışıldı ve yanında iki istihbaratçıyla.' mahkeme valiliğe sordu; 'bu iki kişi kimdir?' valilik 1.5 sayfa masal anlattı. mahkeme, 'yeni cevaba gerek yok, yeterli' dedi.
mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi?
hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle bazı arkadaşlarımız cam çerçeve indirmesin. ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. babamın büstü var içeride, onu da kırmak istiyorum. ben büstleri değil, insanları seviyorum. üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup, vatanı koruyabilmemiz lazım. vakur duruşu koruyabilmek lazım. 'kafes planı' diye bir plan ortaya çıktı, 'hrant dink operasyonu' diyor. bütün ülke biliyor bunu, bütün medya yazdı mı bunu? biz bu ülkede yüzde birdik, bugün binde bir bile değiliz. yüz yıl önce avdık şimdi yem olmuşuz, yem."
ergenekon yerine hrant dink
yaklaşık iki saat süren anma töreninin ardından kalabalık, sloganlar atarak dağıldı. osmanbey'deki ergenekon caddesi yazan tabelanın üzerine de "hrant dink caddesi" yazan bir tabela yerleştirildi.
avukat: samast'ın karşılanacağını emniyet biliyordu
dink ailesinin avukatlarından bahri belen, "hrant dink suikastı" ile ilgili olarak kamuoyunda bilinmeyen çarpıcı bir gelişmeyi açıkladı. cnntürk'te dün ahmet hakan'ın sunduğu "tarafsız bölge" programına konuk olan belen'in iddiasına göre, emniyet istihbaratı dink'in katil zanlısı olarak tutuklanan ogün samast'ın istanbul'a gelişinde bir grup tarafından otogarda karşılanması bilgisine sahipti. belen bu gelişmenin mahkemeye de bildirildiğini ifade etti.
'heykelleri değil insanları seviyorum'
dışarısı soğuk ve yağmurlu...
hrant dink cinayetinin üzerinden üç yıl geçti..
''katili tanıyoruz, adalet istiyoruz'' sloganı eşliğinde, hrant dink maskeli, ellerinde "tarihle yüzleşme" pankartı taşıyanlar ve sokak aralarından caddeye doğru akan ve agos'un önünde biriken bir kalabalığın arasına karışıyorum...
dink'in ''tek yolumuz bir arada yaşamayı savunmak olmalı. bu yol, hem aklın, hem vicdanın gereği'' sözlerinin yazılı olduğu bir pankart önüne karanfiller bırakılıyor...
sessizlik anını agos'un penceresinden bir ses yırtıyor; üç yıldır hrant dink davasında kalabalıklara seslenen yönetmen sırrı süreyya önder'in sesi bu...
"sevgili kardeşim hrant" diyerek başlıyor söze, "katillerini tanıyoruz; mermiyi namluya sürenler onlardır. dünyanın bütün dinlerinde ve dillerinde arkadan vuran "kalleştir..." diyor
önder'in sesi atılan sloganların arasına karışıyor... dink'in arkadaşları "yas tutmayacağız" dese bile travma geçirmiş gibi nedendir bilmem ilk defa bu kadar çok ağlıyorum... hepimiz ağlıyoruz... herkes gözyaşını saklamaya çalışıyor.. ama nafile... yanıbaşımda televizyoncu fuat kozluklu arkamda radikal yazarı ayşegül sönmez, ahmet tulgar... hemen arkamızda bir kırtasiye ve oyuncak dükkanı sahibi bize bedava mendil veriyor... akan gözyaşlarını dindirmek için...
arkamda bir ses "bu nasıl bir ülke ya devletin bütün istihbarat kurumları hrant dink'i izliyor, hrant dink'i öldürecek kişileri de izliyor... bu nasıl bir ülke ya" diyor.
arat'ın öfkesi
ermenice türkülerin çalındığı agos gazetesi önündeki bekleyiş kar ve yağmur karışık yağışı altında sürerken, bu kez dink'in eşi rakel, kız-ları sera, delal ve oğlu arat kısa bir konuşma yapıyor. herkese "hoş geldiniz" diye sesleniyor. "bu davaya sahip çıkanlanlarla birlikte inadına" diyor. arat dink konuşuyor; "bu nasıl bir ülke" diyerek başlayan, "bütün camı çerçeveyi indirmek istiyorum" diye süren konuşmasını "babamın heykelini yıkmak istiyorum çünkü ben heykelleri değil insanları seviyorum... sizin sayenizde babamın hesabının üç yılda sorulacağına inanıyorum" diyor.
dink ailesinin avukatlarının ve dostlarının yanından, olayın sadece yargılanan tetikçilerle sınırlı olmadığına, arkasında daha derin bir örgütün bulunduğuna inanarak ayrılıyorum. *