ahlak konusunda sicil amirim basbakan degil nedir ?

ahlak konusunda sicil amirim basbakan degil

  1. aydın doğan'ın kendi gazetesinden recep tayyip erdoğan'a verdiği cevap.


    ----- spoiler -----
    başbakan'ın konuşmasını hayretle dinledim.sadece hayretle değil, aynı zamanda türkiye'de basın özgürlüğünün geleceği açısından da çok derin bir endişeyle dinledim.


    deniz feneri ile ilgili haberleri gazetelerden, televizyonlardan izliyorum.

    neymiş olay?

    insani yardım toplama amacıyla kurulmuş bir dernek, topladığı paraları, birtakım şirketler aracılığıyla şahıslara vermiş.

    tabii bu çok önemli bir olay.

    çağımızda insani dayanışmayı, yardımlaşmayı sağlayan kuruluşların büyük sorumlulukları var.

    insanlardaki yardım duygusunu istismar etmek, bana göre günahların en büyüğüdür.

    çünkü o duyguyu yok ettiğiniz, yardımlaşma amacıyla çalışan insanlara ve kuruluşlara olan güveni sarstığınız takdirde insanlığa çok büyük zarar vermiş olursunuz.

    bu olayı kim ortaya çıkarmış?

    alman polisi ve makamları.

    kim yargılıyor?

    alman yargısı.

    peki bizim gazetelerimiz, televizyonlarımız ne yapıyor?

    mahkemenin safahatı hakkında bilgi veriyor.

    başbakan kime kızıyor?

    bu haberleri veren gazetelere ve televizyonlara.

    hatta onlara da değil, direkt beni hedef alıp bana kızıyor.

    tarih, demokrasi

    değil diktatörler

    sayfasına yazar

    bunun bir mantığı var mı?

    şahsıma karşı bu saldırıyı mantıkla, vicdanla, adalet duygusuyla izahı mümkün mü?

    sanıklardan biri, toplanan paraların başbakan'a verilmek üzere birisi tarafından alındığını söylüyor.

    bu ifade tutanağa da geçmiş.

    peki bu ifadeyi kim dile getiriyor?

    anamuhalefet partisi başkanı.

    hem de nerede?

    televizyonlarda canlı yayında.

    tekrarlayayım.

    iddia sahibi alman yargısı.

    iddiayı türkiye'de dile getiren, anamuhalefet partisi başkanı.

    bunu yayınlayan ntv televizyonu.

    söyler misiniz ben bunun neresindeyim?

    kendi gazetelerime bakıyorum, hepsi bunu deniz baykal'a atfen vermişler.

    başbakan bize yükleniyor.

    herhalde bu yolla susturmak istiyorlar.

    devlet bütün kurumlarıyla ellerinde.

    bize yapmadıkları kötülüğü bırakmayabilirler.

    zaten yapıyorlar ve yapmaya devam edecekler.

    ama hür basını susturmaya tam teşebbüs eden bir başbakanı tarih, demokrasi defterine değil, diktatörler sayfasına yazar.

    ahlakımın

    hesabını alnımın

    akıyla veririm

    iddia sahibi ben değilim, ama başbakan bunun hesabını senden sorarım diyor.

    iddia doğru çıkmazsa, seni ahlaksız ilan ederim diyor.

    ben bu yaşıma kadar ahlakımla ve şerefimle geldim.

    ahlakım konusunda sicil amirim başbakan değildir.

    ahlakımın hesabını hem bu dünyada hem öteki dünyada alnımın akıyla veririm.

    bir başka nokta daha var ki, bundan söz etmekten hicap duyuyorum.

    başbakan, gazetelerde ne zaman hoşuna gitmeyen bir haber görse hemen hilton ipine sarılıyor.

    kendisine açık açık şunu söylüyorum:

    hilton konusunda yasalara aykırı bir talebim varsa, bunu reddetmek kamu otoritesinin görevidir.

    ama vatandaş olarak haklı bir talepte bulunuyor ve bunu yerine getirmiyorsa, bu da suçtur.

    türk kanunları, başbakanlara suç işleme hakkı vermiyor.

    bir de şunu merak ediyorum:

    hilton konusu başbakan'ı neden bu kadar ilgilendiriyor?

    ben hilton konusunun istanbul belediyesi'nin yetki sınırları içinde olduğunu sanıyordum.

    yoksa istanbul belediyesi'nin yönetimi de mi başbakanlığa geçti?

    her fırsatta hilton'u diline dolamasından, bu konuyu artık şantaj aracı haline getirdiği sonucunu çıkarıyorum.

    şantaj

    başbakanlara

    yakışmaz

    şantaj, başbakanlara yakışan bir şey değildir.

    ayrıca suçtur.

    yine de benim açımdan bu konuşmanın asıl vahim yanı, basın özgürlüğüne yönelik ağır tehdidin artık iyice su yüzüne çıkmış olmasıdır.

    başbakanımız eleştirilmekten hoşlanmıyor.

    hoşlanmayabilir.

    ama elindeki gücü de kullanıp bunu şantaj aracı haline getirme hakkı yoktur.

    bana göre bu tutumu ağır bir anayasal suçtur.

    çünkü anayasamız, basın özgürlüğünü teminat altına almıştır.

    dünkü konuşması türk basın tarihinde çok tehlikeli bir dönemin başladığının en somut işaretidir.

    şimdiye kadar ellerinden gelen baskıyı yapıyorlardı. demek ki baskıları daha da ağırlaşacak.

    benim söyleyeceğim bundan ibarettir.
    ----- spoiler -----
    *
    (7/9/2008 10:00, junior)

  2. ve recep tayyip erdoğan'ın cevabı.

    ----- spoiler -----
    başbakan recep tayyip erdoğan, aydın doğan'ı, kendisi hakkındaki iddiaları ispatlamaya çağırarak, \"sayın doğan çok rahatsız olmuş. yazılı cevap vermiş. bu yazılı cevabın yanıtsız kalması mümkün değil, çünkü bu hamur daha çok su kaldırır\" dedi.

    istanbul'da, akp bayrampaşa ilçe kongresi'ne katılan başbakan recep tayyip erdoğan, aydın doğan'a yönelik eleştirilerini sürdürdü. 'yazarsan doğrulari yaz'
    aydın doğan ve hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni ertuğrul özkök'ün kendisine cevap verme yarışına girdiğini savunan erdoğan şunları söyledi:

    \"insani duyguları sömürenleri yazmayılım mı? diyorlar. yaz da doğruları yaz, yalan ve iftira yazma. daha düne kadar baykal ile paslaşma halinde, 'başbakan erdoğan'a elden verilen yardım paralarının makbuzu deniliyordu. ne oldu o belge? nerede o sözünü ettiğin o tutunak? ben hadi ispatlayın deyince yarım ağız, \"başbakan'a elden değil, başbakanlık'a verildiğini söylüyorsurnuz. bu ikisi aynı şey mi? madem öyle baştan yazsaydınız. doğrusunu ben konuştuktan sonra mı öğrendiniz?\"

    erdoğan, aydın doğan'ın \"iddia sahibi ben değilim\" şeklindeki savunmasına da şu yanıtı verdi:

    'doğan yataklik ediyor'
    \"sayın aydın doğan, dün \"iddia sahibi ben değilim. sanıklardan biri toplanan paraların başbakan erdoğan'a verilmek üzere birisine verildiğini söylüyordu. benim medyam mahkeme sefahati hakkında bilgi veriyordu\" diyordu. hukukta yataklık etmek gibi bir olay var. sayın doğan şu anda böyle bir iddiaya yataklık ettiğinin farkında mısın?

    çamur at izi kalsin
    \"başbakanlık basın müşaviri'nden bir teyit etsene. türkiye cumhuriyeti'nin bir başbakanına iftira atmanın ne kadar çirkin olduğunu düşünmüyor musun? yoksa eski komünüstlerin iftira at çamur kalsın mantığıyla mı hareket ediyorsun?\"

    hangimiz yalan hangimiz doğru söylüyor?
    \"tutanak dediniz, ama yayınlayamadığınız üzerinde rakam olmayan bir makbuz. herhangi bir paranın yatırıldığını kanıtlamıyor. mahkeme sefahati hakkında böyle mi bilgi veriyorsunuz? bak bugün başbakanlık diye yazıyor, yayın yönetmenin. sen hala başbakan'a verildiği diyorsun. hangimiz yalan hangimiz doğru söylüyor.? insanların şefer ve haysiyetine saldıracaksınız sonra ne var bunda diyeceksiniz? kusura bakmayın: bu kadar ucuz değil. basın özgünlüğü size yalan yazma, insanların şefer ve haysiyetleri ile oynama hakkını vermez. bunun adına basın özgürlüğü denemez. doğan, \"ben ntv ve baykal'ın yalancısıyım diyor. baykal'a ben doğan'ın yalancısıyım diyor. şıracının şahidi bozacı. oyun mu oynuyoruz? böyle tezgah olur mu? tayyip erdoğan hiç bir zaman yanlışın ve yanlış yapanın yanında olmamıştır. suçlu ile masumun birbirinden ayırt edileceği yer gazete sayfaları değildir. suçluyla masumun ayrılacağı yer mahkeme salonlarıdır. önce birini suçlu ilan edeceksiniz sonra sonra aklanınca susacaksın.

    bir hafta süre
    aydın doğan'ın ne acelesi var?\" bunun altında ne var açıklayın. telaşınız niye? size bir hafta süre.. gelecek hafta kongrelerle ilgili gelecek hafta yine istanbul'dayım. açıkladın açıklamadın ben açıklayacağım. rtük başkanı ile ne işiniz var? peşinen niye suçlu ilan ediyorsunuz? cnn'in karasal yayıncılık işi ile ilgili alakası var mı? alman makamları türk hükümetinin baskısı yok diyor. böylemi gazetecilik yapıyorsun sen. özgür basını susuturmak istiyormuşuz. böyle cevap mı olur? kimseye bu yazdıklarını yutturamazsın. hilton'un soununu belediyenin sorunu olduğunu biliyorum diyor. belediyenin sorunu da niye bana geldin. niye bana ricada bulundun?


    çevreci doğan sevsinler seni
    sayın aydın doğan kovaladığın iş hakkın değil. çevreci doğan.. gazetelerinde çevreci çevreci diyorsun ya.. çevreci doğan sevsinler seni.. ben bu kadar parayı burayı otel yapmak için mi verdim. aynen bunu söyledi. bugüne kadar bunlar böyle zengin oldu. önce köşeye sıkıştırılar. köşeye sıkıştırılınca da iş biter. maaşli silahşörlerin var
    sadece konu bu değil. bu hamur daha su kaldırır dedim ya bundan sonra onlar yazacak biz açıklayacağız. böylece kara kaplı defterler ortaya çıkacak. sen eleştirirken, hakaret ederken bu hakkın da, bizler susacağız öyle mi? kusura bakma. attığın her iftiranın cevabını alacaksın. önümüzdeki hafta içinde sayın baykal ve sözcülerinin kampanyalarla ilgili sayın grup başkanlarımdan belgeli cevapları duyacaksınız. şimdiye kadar eteklerindekiler dökülsün diye bekledik. biz mücadele vererek iktidara geldik.

    demokrasilerde eleştirme hakkı sana da senin gazetelerine de sana değildir. siyasetçiler için de bu geçerli. tek taraflı özgürlük olmaz. eleştirmek istiyorsan eleştirilmeyi de göze alacaksın. cevap hakkına ne kadar saygılı olduğunu yaptığın yayınlarla ortaya koyuyorsun. senin maaşlı köşe yazarların silahşörlerin var. benim yok. milletim bunu görüyor. eleştirilere tahammül konusuna girme. dersine iyi çalış
    ----- spoiler -----
    *
    (7/9/2008 16:12, oke)

  3. rte'nin yolsuzlukla savaştan, aydın doğan'ın basın özgürlüğünden bahsetmesi, ve de ramazanda olmamız nedeniyle orta oyunu olduğunu düşündüğüm atışma.
    (7/9/2008 16:34, amargie)

  4. "aydın doğan depremine adım adım". vizyona giren yeni film...
    (7/9/2008 16:36, oke)

  5. riyakar medya patronunun, her başbakanın çiller gibi olduğunu zannetmesi.
    (7/9/2008 18:20 ~ 07/09/2008 18:21, cndncr)

  6. (7/9/2008 18:25, gezelimgorelim)

  7. (7/9/2008 21:04, dm)

  8. (8/9/2008 12:58 ~ 08/09/2008 12:58, innocentevil)

  9. (25/10/2008 15:26, junior)