ahmet altan in bir fethullahci olarak portresi nedir ?

ahmet altan in bir fethullahci olarak portresi

  1. almanya'da günlük kitap okuma oranı 24 dakika, türkiye'de sadece 12 saniye; yani, 120 kat fazla okuyor "alaman gavuru"!


    yanlış anlaşılmasın; 12 saniyeyi küçümsüyor değilim.


    bu süre zarfında...


    heceleyerek de olsa, "bir türk dünyaya bedeldir!" artı "ya rabbim sen büyüksün, durdur geçen zamanı kulların gülsün!.." cümleleri rahatlıkla okunabilir.


    şayet hızlı okuma tekniklerine vakıfsanız, "gençliğe hitabe"nin tamamını okumanız işten bile değildir.


    peki, "düşünen adam" heykelinin "akıl hastanesinin" bahçesini süslediği canım memleketimde, günlük ortalama düşünme süresi ne kadardır?


    bilebildiğim kadarıyla böyle bir istatistikî veri yok. kimse merak etmemiş anlaşılan.


    oray eğin'in geçen günkü "entelektüel ikoncan" başlıklı yazısını okumasaydım, ben de merak etmezdim.


    köşe yazarları sadedinde, düşünmek ile okumak arasında genellikle ters orantı olduğunu üç aşağı beş yukarı tahmin ederdim. fakat bu kadar olabileceğini tahayyül edemezdim.


    çünkü düşünmeye günde ortalama 12 saniye vakit ayıran bir kafanın ürünüymüş gibi duran mezkur yazının yazarı, okuyan bir çocuk.


    saba tümer'in programında vakitsizlikten dert yandığına tesadüf etmiştim; kitap okumak için çoğu kez eve kapandığını falan söylüyordu.


    günde ortalama 12 saniye kitap okuyan bir toplumda, çok kitap okumakla hava atmak, düşünmeye günde ortalama 12 saniye vakit harcayan bir kafa yapısının en çarpıcı tecellilerinden biri olsa gerek.


    ayrıca...


    bu egosantrik çocuk okuyor da ne oluyor?


    iclal aydın'dan murat belge'ye, hakan şükür'den yaşar kemal'e kadar herkes klavyesinin hışmından nasibini alıyor.


    peki, ayar yiyor mu?


    hem de nasıl!


    gelgelelim ne morali bozuluyor, ne de enerjisi azalıyor.


    enerjisi hiç tükenmediğine göre sanırım, kendisine çakılmasından enerji tedarik ediyor. (bir defasında "bana da herkes çakmaya başladı hıncal abi; meşhur oldum galiba..." yollu coşmuştu. )


    değilse...


    nerden nasıl enerji elde ettiği bilinmeyen, bir nevi "erke dönergeci" gibi bir "motor" demek ki!


    şu hale bakın:


    attila ilhan'ın o meşhur "dip dalgası"nın uçbeyliğine bu çocuk soyunmuş nerdeyse.


    tam bir "kader utansın!" vaziyeti.


    halbuki...


    cemil meriç üstadımızın "cenin-i sakıt" ifadesinde karşılığını bulan popüler kültürün zıpçıktı nakliyecisi bu ukala çocuklara, attila ilhan bütün eserleriyle ayna tutmaya çalışmıştı.


    "şans" ile "ihtimal"i tefrik edememeyi, "ingilizce düşünmenin yan etkisine" bağlayan bu çocuk, ahmet altan'ı (söz konusu yazısında) "fethullahçı" ilan etti.


    son günlerde sıklıkla duyduğumuz "fethullahçılığın" ne olduğunu bilemiyoruz tabii.


    sözlüklerde, ansiklopedilerde karşılığı yok!


    herhangi gizli bir belge veya lahikada yeri varsa, onu da ben bilmiyorum.


    ne ki, ahmet altan'ın "fethullahçı" olduğuna dair oray eğin iddiası, bize bir "yöntem" sunuyor.


    bizi ilgilendiren de bu yöntem işte.


    yoksa bir "genç çeri" için bu kadar kelime yakmaya gerek duymazdım. (genç çeri ifadesi; rahmetli ilhami çiçek'in "satranç dersleri" adlı şiir kitabından. )


    ayrıca, altan'ları savunmak da haddim değil. muhatap almaya tenezzül buyururlarsa köşeleri var zaten.


    demem o ki; oray eğin'in mahut iddiası doğruysa...


    yani, hayatında amerika'ya adımını atmamış leyla ipekçi hakkındaki, "cemaat bursuyla abd'de eğitim gördü…" iddiası gibi değilse…


    ahmet altan'ın kim olduğunu, hangi evrelerden geçerek "fethullahçı" aşamaya ulaştığını öğrendiğimizde, "fethullahçılığın" ne olduğu kendiliğinden ortaya çıkacaktır.


    böylece...


    "ahmet altan'ın "fethullahçılığı", taraf'ın "islamcılığı" gibi bir şey mi?.." sorusunun da cevabını bulmuş olacağız.


    bir de, ahmet altan'ın moda olsun diye "fetullahçılığı" seçtiğini ifade ediyor; lakin bu modayı nasıl takip ettiğini söylemiyor.


    dolayısıyla, kırk yıldır bu modayı takip eden hüseyin gülerce ile farkını bilemiyoruz.


    bilelim ki...


    oray eğin'in ifadesiyle, "kadın memelerine vatan satan ahmet altan"ın modadaki yerini saptayalım.


    her şeyden evvel...


    sayın fethullah gülen hocaefendi'nin bizzat kendisi, "fethullahçılık" modasına uyuyor mu bakalım?


    yerimiz bitti, ama, bu yazı burada bitmez

    salih tuna / yeni şafak
    (1/7/2009 13:38 ~ 01/07/2009 13:41, fitt)
    Facebook'ta paylaş