çoğu insanın lise öğrencisiyken hayran olduğu lakin üniversite sınavını kazanıp geldikten sonra pişman olduğu, ya çok sevilen ya da nefret edilen soğuk şehir...
en güzel şeyi istanbul'a dönüşü olan, ne sıcağı ne soğuğu çekilmeyen, ''ankara'nın dikmeni bir daha gelirsem.....'' diye adına maniler uydurulan şehirimiz.
sulari kirli akan, buyuksehir belediye baskani melih gokcek 'iyle illlalah getirten, fakat butun bu griliginin yaninda insani kendine asik eden bir hava barindiran nadide sehrimiz...
istanbul ile kıyaslandığında oldukça sakin ve düzenli bir kent. öğrenci ve memur ağırlığı, insanların ortalamanın üstündeki seviyesinden anlaşılıyor. anadolu'ya yakın olması nedeniyle beklenmedik profillerin de bolca olduğu kent.
ancyra antik mitolojide çapa demektir. memleketimizin çapası olarak başkent seçilmesi manidardır. 90'lı yılların şahane üniversite ortamıdır. o zamanlar rock müziğin de başkentiydi.
yakup kadri karaosmanoğlu'nun bir solukta okunabilecek eseri. ütopik bir romandır. yakup kadri bu romanı yazarken özlediği özlemini çektiği geleceğin ankara'sını dolayısı ile türkiye'sini ütopik bir şekilde kaleme almıştır..
-yeni kurulan bir devletin buhranlı dönemlerinde insanların kendi menfaatlerinden çok devletini ve milletini düşünmesi gerektiğini, bu zor dönemin atlatılmasında her ferdin yürek yüreğe, el ele çalışması; engelleri, ne kadar güç olsa da, beraberce aşması gerektiğini vurgulamıştır.
*