attila ilhan kimdir ?

attila ilhan

> >>

  1. 2005 ekim ayında aramızdan ayrılmış usta edebiyatçı, büyük şair.

    (bkz: ben sana mecburum bilemezsin)
    (bkz: ne kadınlar sevdim zaten yoktular)
    (bkz: sisler bulvarı)
    (4/1/2008 21:41 ~ 07/03/2008 21:28, strega)
    Facebook'ta paylaş

  2. büyük şair, büyük adam.
    harika bir hayat geçirmiştir.
    noktalama işareti kullanmayı sevmemiş, imla kurallarına da zaman zaman boşvermiştir.
    muhteşem şiirler yazmış, unutulmayacak eserler bırakmıştır.
    rahat uyusun.


    ----- alinti -----
    biraz bulut saklamıştım geçen sonbahardan
    mehtabın yaldızladığı bir deniz kenarı
    koyduğum yeri unutmuşum.
    fakat görebilseydiniz...
    nolur çabuk gelin manzara dağılmadan
    fazla sürmez hayallerimin ayarı
    size bu akşamı hazırladım,
    ayıp mı oldu dersiniz?
    ----- alinti -----

    (4/1/2008 22:14 ~ 07/03/2008 21:28, clem)
    Facebook'ta paylaş

  3. hem şiir hem roman dalında önemli edebi eserler yaratmış aynı zamanda siyasi fikirleriyle de topluma önemli katkıları olmuş büyük insan. atatürk aşığı bir şahsiyet.her fırsatta onu öven ve fikirlerinin unutulmaması için heryerde onu anlatan bir yazar..ayrıca istanbul aşığı.bir röportajında şöyle der'elveda denmez bu şehre.eyvallah denir.her eyvallahın arkasında bir merhaba gizlidir'
    (4/1/2008 23:26, asanrushed)
    Facebook'ta paylaş

  4. şair. 1925' te izmir 'in menemen ilçesinde doğmuş. 11 ekim 2005 tarihinde istanbul 'da yasamini yitirmiştir. oyuncu çolpan ilhan'ın ağabeyidir. aktör sadri alışık'ın eniştesidir.
    (25/1/2008 14:27 ~ 07/03/2008 21:29, fredistan)
    Facebook'ta paylaş

  5. ben sana mecburum

    ben sana mecburum bilemezsin
    adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    büyüdükçe büyüyor gözlerin
    ben sana mecburum bilemezsin
    içimi seninle ısıtıyorum.

    ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    bu şehir o eski istanbul mudur?
    karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    sokak lambaları birden yanıyor
    kaldırımlarda yağmur kokusu
    ben sana mecburum, sen yoksun!

    sevmek kimi zaman rezilce korkudur
    insan bir akşam üstü ansızın yorulur
    tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
    eski zamanlarda bir cuma çalıyor
    durup köşe başında deliksiz dinlesem
    sana kullanılmamış bir gök getirsem
    haftalar ellerimde ufalanıyor
    ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    ben sana mecburum, sen yoksun!

    belki haziranda mavi benekli çocuksun
    ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
    belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
    kötü rüzgâr saçlarını götürüyor.

    ne vakit bir yaşamak düşünsem
    bu kurtlar sofrasında belki zor
    ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    ne vakit bir yaşamak düşünsem
    sus deyip adınla başlıyorum
    içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    hayır başka türlü olmayacak
    ben sana mecburum bilemezsin...


    (26/1/2008 10:14 ~ 26/01/2008 10:16, pislikadam)
    Facebook'ta paylaş

  6. (7/3/2008 01:07, baykus)
    Facebook'ta paylaş

  7. lisede sevdiği kıza kur yapmak için nazım hikmet şiiri yolladığı anlaşılınca, okuldan atılan sonra manisa akıl hastanesine yollanan şair.
    (31/3/2008 19:51, kucuk kara balik)
    Facebook'ta paylaş

  8. türk solu kavramı üzerinde duran, milliyetçi sol, anadolu solu gibi bir çok kavrama kendisini koyuveren, iyi bir şair ve yazar.

    (10/4/2008 20:10, ayln)
    Facebook'ta paylaş

  9. kaptan-4
    cenova'ya indiğim zaman seni katiyen göremezdim
    aklım başımda değildi küfür gibi huzursuzdum
    herkes beni unutmuştu ben kimseyi unutmamıştım
    zehra'yı unutmamıştım allahsız gözlerini unutmamıştım
    sol böğrüme sanki çıplak bir hançer saplamışlardı

    şimdi benim gözlerim paris'te marivaux sinemasında
    bir çift kara maça gibi yorgun ve uykusuz
    ellerim derseniz marsilya'da garsonla hesaplaşıyor
    martini-cin seksen frank on frank da servis
    kalbim derseniz onun nerede olduğunu bilmiyorum
    ağlıyorum onun nerede olduğunu bilmiyorum
    hiç kimse kalbimin nerede olduğunu bilmiyor
    nihayet seni terk edip gitti diyebilirsiniz

    benim acılarım ilahlar gibi şiirlerimi doğuruyorlar
    onları karanlıkta bembeyaz izleriyle görüyorum
    karanlıkta seni görüyorum dudaklarına ellerimi sürüyorum
    seni kollarımın arasında tutuyorum ağzından öpüyorum
    ikimiz birden bire austerlitz garı'na gidiyoruz
    austerlitz garı önüne bakıyor bizden utanıyor

    bir trene binmek ve rastgele defolup gitmek istiyorum
    trenin barında alnımı yağmurlu camlara dayamak
    küstah bir duble birayla karşılıklı oturup ağlamak

    kalemimde mürekkep kalmıyor insanlar beni görmüyorlar
    insanlar kendilerini kaybetmişler onlara acıyorum
    ümitsiz bir akrep gibi ben aynı zamanda mağrurum

    samaritain'in ışıkları ocağıma düşmüş yalvarıyor
    bir roman için fevkalade oldukları düşünülebilir

    sen bir paket gauloise aldın bir paket mavi gauloise
    bense on frangımı amerikan bilardosuna kaptırdım
    seine kıyısında mırç büyük bir hayal kuruyordu
    seine kıyısında üçümüz sarhoş bir hayal kuruyorduk
    mavi bir ışık vardı işte ben onu kaybettim
    ben gölgemi kaybettim max jacob'un şiirlerini
    sen avucunda bir lokma rüzgar tutuyordun
    bu rüzgar için şairliğimi hınzırlığımı kaybettim
    aklımdan sen geçiyorsun bir bulut gibi geçiyorsun
    dün gece ezberimden çehreni defterime çizdim
    sen belki hakikaten bir bulut gibi yolcusun

    marsilya'da bir akşam soğuktan tir tir titredim
    p. cheyney'in bir kitabını bir kahvede soluksuz bitirdim
    vapur ertesi gün saat beşte kalkacaktı

    ölümüm herkesinkinden başka türlü olacak
    bunu allahım gibi aşikar biliyorum
    kim ne derse desin biliyorum içime gün gibi doğuyor
    on bir gün aç ve susuz gözlerinin içine bakacağım
    on ikinci gün jiletle damarlarımı keseceğim

    ...

    (14/4/2008 00:50 ~ 03/05/2008 15:01, turuncuizler)
    Facebook'ta paylaş

  10. (3/5/2008 14:51, somethingstupid)
    Facebook'ta paylaş

  11. > >>