mustafa balbay'ın iddianamede yer alan günlüğünü bir solukta okudum.
gerilim romanlarına taş çıkaran günlük notları irkitici ve korkutucu.
olur mu böyle şey diyor insan, inanmak istemiyor. ama gerçek..
günlüğün başkahramanları şener eruygur, mustafa balbay, ilhan selçuk. bu troykaya bazen erdal şenel katılmış bazen levent ersöz. ciddi ciddi planlar yapılmış.
hedefte ak parti iktidarı var. ak parti iktidara gelmeden aylar önce korkusu sarmış bazılarını. korktukları başlarına gelince de nasıl deviririzin planlarını yapmışlar. toplantılar tertiplenmiş, medet umdukları her isimin kapısını çalmışlar.
ak parti'nin kuruluş aşamasında harekete geçmişler. partiye katılacakları tek tek tehdit etmişler. darbe imasında bulunup "cemsede size de yer ayırırız" demişler.
sürekli olarak erdoğan, gül ve arınç'ın arasını nasıl açarızın hesabını yapmışlar.
ama yapamamışlar; dönemin genelkurmay başkanı hilmi özkök'ü aşamamışlar. bir numarayı ikna edemediklerini ona güvenmediklerini belirtiyorlar. özkök'ü iknaya çok uğraşmışlar ama olmamış, bir türlü yapamamışlar. yani bugün demokrasi treni yürüyorsa bunda emekli genelkurmay başkanı hilmi özkök çok önemli bir rol oynamış. bir de medya..
medyayı istedikleri gibi kullanamamışlar. günlüklerde medyanın önemini medyanın gücünü bir kez daha görüyoruz. medya olmadan darbe yapamayız, medyanın desteğini almadan ak parti'yi yerle bir edemeyiz demişler. eski darbelerin medya gücüyle gerçekleştiğini itiraf etmişler. ve cumhuriyet gazetesi'ni nasıl kullandıklarını açıklamışlar. tek bir cumhuriyet var elimizde demişler.
cumhuriyet gazetesi dışında etkili olamadıklarını belirtiyor ve sık sık bundan dert yanıyorlar.
bilmem mustafa balbay'a destek için imza kampanyasına katılan sevgili büyüklerim bu günlükleri okuduktan sonra aynı şeyleri düşünecekler mi? bir gazetecinin evinden haber kaynaklı her not çıkar diyecekler mi? iddianamedeki sıradan notlar değil, bir darbe oluşumunun günlükleri..
eminim okuyunca seslerini kısacaklar en azından kısmalılar!
bu yazıyı okuyan herkesten tek bir ricam var. internete girip balbay'ın günlüklerini bulsunlar. üşenmeden tek tek satır satır çizerek okusunlar. okusunlar ki çok yakın tarihte türkiye ne gibi uçurumlardan dönmüş görsünler.
kendini ülkenin tek sahibi görenlerin, kendi gibi düşünmeyen insanlara hayat hakkı tanımadığını; iktidarı ellerinde tutmak için neleri planladıklarını anlasınlar.
özetle yakın tarihin karanlık tünellerine küçük bir mum yakan bu günlükler muhakkak okunmalı.
son olarak kafamda soru işareti bırakan bir noktaya değinmek istiyorum. bu günlükler doğan grubuna bağlı bir internet sitesi tarafından yayınlandı. bugüne kadar ergenekon'u görmezden gelen doğan grubu bu günlük notlarını neden sızdırdı?
ciner grubuna bağlı yayın organları bir süredir hükümeti öven haberlere imza atıyor. son olarak başbakan erdoğan başkent ankara'da turgay ciner'in fabrikasının açılışını gerçekleştirdi. yani hükümet ile ciner grubu yakınlaşıyor..
ve günlükler iyi okunduğunda, iyi analiz edildiğinde ciner'in hedefe konduğu göze çarpıyor.
belli ki bu yakınlaşma doğan grubunu rahatsız etmiş!
peki ama neden?
sanırım doğan grubu günlükleri sızdırarak bir taşla iki kuş vurmak istiyor.. *