uzun yıllar önce, iguman dağlarının eteklerinde isevi dervişler yaşarmış. bu dervişler, gökyüzündeki yıldızlarla yaptıkları astronomik hesaplarla son peygamberin yaşadığı zamanı bulurlar ve, "vakit tamam" deyip yola düşerler. amaçları, hz. muhammed'i bulup, biat etmektir. ancak medine'ye vardıkları gün, son peygamberin vefat ettiğini öğrenirler. geri dönmek üzere yola çıkacakları zaman hz. ömer ile karşılaşırlar. dervişler, hz. ömer'e durumu anlatırlar.
hz. ömer, "size bir hediye verelim de öyle gidin" der. dervişler kabul etmezler. ömer, dervişlerin ayaklarına bakar, nalınları parçalanmıştır ve ayakları çıplaktır. birer çift nalın getirtir, "alın bunları giyin ayağınıza bari" der.
dervişler, "biz allah resulünün dostunun hediyesini ayağımıza sürmeyiz" derler ve nalınları öpüp başlarına koyarlar. hz. ömer, "kimlerdensiniz?" diye sorar. dervişler, "igumanlardanız" diye cevap verirler.
"sizin dilinizde yalınayak nasıl söylenir?"
dervişler cevap verirler:
"bos diye söylenir."
bunun üzerine hz. ömer, şöyle söyler:
"o halde memleketinizin adı, biraz sizin dilinizden, biraz da bizim dilimizden olsun":