isviçre'nin minareye yasak kararı dünyayı ayağa kaldırdı. avrupa ülkelerinden yapılan açıklamalarda 'din özgürlüğüne müdahale edildiği' belirtilirken, ikinci karikatür krizinin kapıda olduğu vurgulandı
isviçre'de pazar günü yeni minare yapımıyla ilgili referandumda seçmenin yüzde 57.5'inin yasağı desteklemesi başta avrupa olmak üzere tüm dünyada şok etkisi yarattı. tarafsız olduğunu iddia eden, her fırsatta din ve ifade özgürlüğünden dem vuran bir avrupa ülkesinden bu yönde bir karar çıkmasına sadece islam ülkeleri değil, vatikan başta olmak üzere pek çok avrupa ülkesi ağır eleştiriler yöneltti. isviçre anayasası'na, dini özgürlüklere ve ülkenin hoşgörü geleneğine aykırı olan bu yasağa ilk tepki fransa dışişleri bakanı bernard kouchner'den geldi. şok olduğunu söyleyen kouchner, kararın 'bir hoşgörüsüzlük ifadesi' olduğunu belirtti. kararı kınadığını belirten kouchner, 'minare yapılamamasının bir dine baskı yapmak anlamına geldiğini' söylerken, isviçrelilerin en kısa zamanda bu karardan geri döneceğini ümit ettiğini vurguladı.
vatikan şokta
vatikan'a bağlı kurumlardan papalık göçmenlik kurulu başkanı antonio maria veglio da, kararı 'din özgürlüğüne ve göçmenlerin bütünleşme sürecine ciddi bir darbe' olarak niteledi. kardinal veglio, 'vatikan da, isviçre'deki katolik piskoposlarla aynı doğrultuda bu gelişmeyi kaygıyla karşılamaktadır' ifadesini kullandı. italya dışişleri bakanı franco frattini, ab'nin 'tüm dinlere özgürlük' ilkesini benimsediğini anımsatarak, sonucu endişeyle karşıladıklarını belirtti.
ab itiraz etti
danimarka'da yayınlanan hazreti muhammed karikatürleri sonrasında müslüman-hıristiyan kamplaşmasına tanık olan ab liderleri karara itiraz etti. isviçre adalet bakanı eveline widmer-schlumpf, ülkesinin ortak vize alanı schengen'e dahil olması nedeniyle brüksel'de yapılan ab adalet ve içişleri bakanları toplantısında referandumu savununca ab bakanları itiraz etti. isviçreli bakan, minare yapımının yasaklanmasını, 'müslümanları değil, islamcı köktenciliği hedeflediği' gerekçesiyle savundu. ab dönem başkanı isveç'in göçmen bakanı tobias billstrom, 'isviçre'nin referandumuna epey şaşırdım. bu tür konuları referanduma götürmek biraz garip' dedi. billstrom, 'isveç'te biz bu tür konuları şehir planlaması kapsamında ele alıyoruz. yapıların ne kadar yüksek olabileceğine ve inşa edilip edilemeyeceğine bizde şehir planlamacıları karar veriyor' diye konuştu. avusturya içişleri bakanı maria fekter de 'avusturya'da din özgürlüğü var ve minarelerle ilgili kararlar şehir planına uygunluğa göre alınıyor' dedi.
isviçreli bakan: aihm'den döner
isviçre adalet bakanı eveline widmer-schlumpf, minare kararının derhal yürürlüğe gireceğini, ancak bunun mahkemeden dönebileceğini söyledi. widmer-schlumpf, 'yasak, avrupa insan hakları sözleşmesi'ne aykırı' dedi. aihm, kararlarında bu sözleşmeyi de esas alıyor. blick gazetesine göre bakan, yasağın bm çerçevesindeki insan hakları belgelerine de aykırı isviçre'nin bu sözleşmelerde de taraf olduğuna dikkati çekti. hukukçular,
yasağın isviçre anayasası'na uy-gun olup olmadığını tartışıyor.
irkçı partiler yasağı alkışladı
isviçre'deki yasak belçika, hollanda, fransa ve italya'daki göçmen düşmanı ırkçı partiler tarafından zafer olarak görüldü. irkçı partiler aynı tip bir yasağın kendi ülkelerinde de uygulanması gerektiğini belirtti. hollanda'nın aşırı sağcı göçmen ve islam düşmanı özgürlük partisi lideri geert wilders, sonucu 'mükemmel' olarak nitelendirdi. isviçrelileri tebrik eden wilders hükümete bir çağrı yaparak hollanda'da minarelerin yasaklanması gerektiğini söyledi. belçika'da da vlaams belang partisi yetkilileri minarenin yasaklanmasını istedi. italya'da hükümet ortaklarından kuzey ligi üyesi roberto calderoli, 'isviçre bize açık bir mesaj gönderiyor. çan kulelerine evet, minarelere hayır' diyerek kararı alkışladı.
islamlaşma korkusu galip çıktı
isviçre'de yeni minare yapımına yasak getirilmesine dünya basını geniş yer verdi. bir danimarka gazetesinin hazreti muhammed karikatürleri yayınlamasının ardından hıristiyanlar ile müslümanlar arasında yaşanan krizin bir benzerinin kapıda olduğu yorumları yapılıyor.
l'east republicain: fransız gazetesi 'irrasyonel korku' başlığıyla yer verdiği yorumda referandumdan korkunun galip çıktığını belirterek şunları yazdı: toplumun islamlaşması üzerine inşa edilmiş tümüyle manasız bir korku kazandı.
la croix: fransız gazetesi aynı referandumun başka bir ülkede düzenlenmesi halinde benzer sonuçlar elde edileceğine dikkat çekerken şu yorumu aktardı: 'yüksek işsizlik dönemlerinde içe kapanma yaşanır ve yabancılar tehdit olarak algılanır. sonuç birçok müslüman ve hıristiyan'a acı veriyor. isviçre'de minare yerine anlayışsızlığı simgeleyen yüksek duvarlar inşa edilecek.'
trouw: hollanda gazetesi, 'bern yönetimi şimdi arap ülkelerinin ekonomik,
uluslararası örgütlerin ise siyasi yaptırımlarından endişe ediyor. isviçre toplumunda kutuplaşma kaygısı da doğdu. isviçreli piskoposlar şimdiden toplumsal barışın zedelendiğinden söz ediyorlar.'
lüksemburger wort: 'isviçre siyasi depremle sarsılıyor' başlıklı yorumda şu değerlendirme yapıldı: 'bu kararla birlikte çok sayıda kişinin ölümüne yol açan karikatür krizine benzer yeni bir krizin yaşanma tehlikesi var mı? aihm bu kararı bozacaktır.
la repubblica: italyan gazetesindeki yorumdaysa isviçre'de ortaya çıkan tablonun avrupa'da siyasi bir değişimin gerekli olduğuna işaret ettiği belirtiliyor: 'popülist ve yabancı düşmanı sağ avantajı ele aldı. islam'ın avrupa toplumlarına entegrasyonunu dini ve kültürel çeşitlilik bakımından önemli bulan herkes bu referandum sonucunu dikkate almalı. diyalog ve çeşitliliğin kabulü yönündeki çağrılar yaygınlaşan yabancı düşmanlığı ile mücadele etmeye artık yetmiyor. avrupa'da birlik, güvenlik ve özgürlüğün temin edilebilmesi için kamuoyunda pragmatik bir siyasete ihtiyaç var.'
berliner kurier gazetesi: ''alp ülkesinin yüzde 57,5'i ülkenin itibarını yıktı'' yorumunda bulundu.
der standard: avusturya gazetesi sonucu, 'doğrudan demokrasinin çirkin yüzü' olarak yorumladı.
işadamlarının boykot paniği
referandumdan çıkan sonuç isviçreli işadamlarını endişelendiriyor. islam ülkelerinin boykot kararından kaygı duyan işadamları müslümanların isviçre'deki hesaplarını boşaltmasından endişe ediyor. isviçreli işadamlarının en büyük korkusu müslüman ülkelere yaptıkları yıllık 14.5 milyar dolarlık ihracatın sekteye uğraması. isviçre'nin islam dünyasındaki imajının zarar göreceğini belirten işadamları, libya lideri muammer kaddafi'nin oğlu hanibal'ın 2008'de isviçre'de gözaltına alınmasından sonra yaşananları unutamıyor. kaddafi, hanibal'ın intikamını almak için isviçre'ye petrol ihracatını durdurmuş ve libya'nın isviçre bankalarındaki 7 milyar dolarını geri çekmişti. isviçre hükümeti özür dileyince petrol ihracat başlatılmıştı.
dinlerin kardeşliği zedelenmiştir
türkiye'de çanlar çalıyor
- türkiye katolik cemaatler ruhaniler kurulu sözcüsü george marovitch: din ve vicdan hürriyeti açısından olumsuz bir gelişme. türkiye'de tüm dinlere hoşgörü hakim. minaresiz cami olmaz. madem camiye müsaade edildi, minaresine de müsaade edilmesi gerekir. müslüman ülkelerde kiliselere karşı tepkiye yol açabilir. türkiye'de çanlar çalıyor, kimse rahatsız olduğunu söylemiyor. minareden okunan ezanın da rahatsız etmemesi gerekir.
aşırıları harekete geçirebilir
- eski diyanet işleri başkanı prof. dr. süleyman ateş: cami minaresiz olur tabii ki. ancak minare caminin simgesidir. çan kulesi nasıl kilisenin simgesi ise minare de öyledir. peygamberimiz döneminde de camide minare yoktu. ancak daha sonra yapılagelmiştir ve minare önemlidir. dinlerin kardeşliği ve hoşgörüyü zedeleyen bir durumdur. almanya'da, hollanda'da camilerin minareleri vardır. bu durum birtakım aşırı fikirleri olan insanları harekete geçirebilir. ancak o kişiler de şunu bilmelidir ki islam dini hoşgörünün egemen olduğu bir dindir.
avrupa ile yeni çatışma konusu
- bahçeşehir üniversitesi rektör yardımcısı sosyolog prof. dr. nilüfer narlı:
isviçre'deki insanlar demek ki islam ile ilgili endişe duyuyorlar. islamın simgesi olan minarenin kamu alanında görünürlüğünü istemiyorlar. bu durum semboller üzerinden bir gerilime yol açabilir. ayrıca minare meselesi hem avrupa'nın hem de islam dünyasının gündemine oturarak yeni bir çatışma konusuna dönüşebilir. isviçre'de yaşayan türklerin toplumsal kültürel, duygusal ve toplumsal entegrasyonu için olumsuz bir gelişmedir.
isviçre bankaları düşünsün
- kültür üniversitesi öğretim üyesi ab uzmanı can baydaroğlu:
yüzde 4.5'luk müslüman nüfusa sahip isviçre'de radikal islam korkusu yaşamak garip. ki bunlar çoğu türklerden oluşan ya da ılımlı islami çizgide olan insanlar. sürekli medeniyetler çatışması havası işleniyor. arka planda bir 'hıristiyan alemi' düşüncesinin olduğunu görmek mümkün. isviçre'deki bankalarda bulunan müslüman hesaplarını düşünürseniz bu tür bir oylamanın sonuçları isviçre için son derece ağır olabilir. *