bufeci islam nedir ?

bufeci islam

  1. ufuk güldemir'in "beyaz türkler"den sonra ortaya attığı, büyük tartışmalara neden olan bir diğer terimi.

    ilk kez 14 eylül 2006 tarihli analizinde dile getirmiştir. işte o yazı:

    halife neden mayoyla denize girerdi de bunlar girmiyor?

    ''beyaz türk'' teriminin tesisine katkılarımı bilen bilir. şimdi yeni bir terim daha tesis etmek istiyorum..

    can dündar geçen hafta milliyet'te, son halife abdülmecid efendinin mayolu denize girmesini örnek göstererek özetle soruyor:

    ''abdülmecid efendi islam'ın halifesi.. ama aynı zamanda ressam, müzisyen.. çocuklarını avrupa'da okutuyor ve denize mayo ile giriyor. halife böyleyse, bugünkü liderler neden mayo ile denizde görünmekten çekiniyor?''

    cevaplayalım.

    türkiye'deki islami hareket ''dinsel'' değil, sınıfsaldır. islam son 70 yıldır, bu coğrafyada zenginin değil, başörtülü fakir fukaranın dini olmuştur. bugünkü iktidar da başörtülü fakir fukaranın seçimle işbaşına gelmesinden başka bir şey değildir. demokrasilerde fukaralar da yönetime seçilebilir. demokrasi, elit, aydın ve zengin tahakkumune izin vermediği içindir ki de iyi bir rejimdir.

    abdülmecit efendi'nin hayat duruşunu, islam'ın halifesi olmasına rağmen belirleyen din değil, sınıfıdır. mayo ile denize girmek sınıfsal bir konudur. dikkat edilirse aynı tarihlerde ingiliz aristokrasisinin de denize mayo ile girdiği görülür. atatürk devrimleri ile birlikte burjuvazi ile din arasındaki ilişki kopunca, din köylülere kalmıştır. oysa din köylülere bırakılamayacak kadar mühim bir şeydir, türkler şu anda acıyla bu gerçeği öğreniyor. dindar köylüler çok partili rejimle birlikte şehirlere göçüp ''büfeci'' olurken köylü islam'ını da şehirlere getirmişlerdır..

    bugün türkiye'de iktidarda olan da işte bu sınıftır. bu sınıfın siyasi ideolojisine ben ''büfeci islam'ı'' diyorum. ecevit'i, bahçeli'yi, mesut yılmaz'ı sandığa gömdükleri seçim zaferlerine de ''büfeci isyanı''

    büfeci islamı'nı biraz açalım. büfeci, köylülükten kurtulmuş ama daha işadamı olamamıştır. fakat önemli bir eşiktedir. işadamı ''evrensel'' bakar ''sınıflarüstü'', ''siyaset üstü''' hatta ''dinlerüstü'' düşünür. büfeci akrabacıdır, klancıdır. herşeyi 3 metrekare dükkanı kadar bilir. muhasebesi 3 metrekaredir, siyaseti 3 metrekaredir, dış politikası 3 metrekaredir. ''serbest piyasa'' ekonomisini, ''serbest bir ekonomik rejim'' zanneder, demokrasi ve insan hakları ile entegral irtibatını bilmez. zanneder ki amerika zengin olduğu için insan hakları vardır. oysa insan hakları olduğu için zengin olmuştur amerika, çözemez . dünya haritası çok sadedir büfecinin: yahudi dünyayı sömürür. araplar, din kardeşimizdir. yunan düşmandır. papa hristiyan aleminin başkanıdır. türkiye'miz çok güzeldir. uğur dündar araştırmacı gazetecidir. kuşburnu şekere iyi gelir. televoleler ahlakımızı bozmaktadır..

    ticareti, kârı, borcu da limitlidir büfecinin. bayilikten ne kadar kazanılıyorsa o kadar kazanır. sigaradan 20 kuruş, gazeteden 15 kuruş. çok bayilik almaya çalışır. ne kadar çok bayiliği varsa durumu o kadar iyileşir. baraj gölünde öğrenmiştir yüzmeyi. denizle ilgisi limitlidir. ailesi suya girerken ''islam'' olduğu için değil, ''büfeci'' olduğu için saklanır.

    abdülmecit efendi, ''modern halife'' olduğu için değil, ''burjuva'' olduğu için denize mayoyla giriyordu sevgili can. bugünkü kabinede ben saydım başbakan dahil tam 8 tane bayii var. bayii büyük büfeci demektir..

    ama büfecilik kötü bir şey değildir. bugün o, denize mayoyla girmese bile, zengin doğacak çocukları mayoyla denize girecek demektir gelişmeye, büyümeye en yatkın kesimdir büfeciler. yatay değil dikey büyürler. ben mesleğimin ilk yıllarında ankara'da çok değerli büfeciler tanıdım. hamamönü büfesinin mevlüt amca'sını, firdevs ablasını hiç unutmadım.

    sevgiyle anıyorum sigara bulunmaz ''tek kanallı gizli komünist'' türkiye'de bana sigara bulan mevlut amca'yı.

    ''büfeci islam'' terimini giresun'un alucra'sından ankara'ya göçmüş bu öncü türk büfeciye armağan ederken, kitap ve makaleleriyle beni aydınlanma köprüsünden geçiren sevgili hocalarım ve arkadaşlarım prof. şerif mardin, prof. nilüfer göle, prof. nur vergin ve doç. dr. ertuğrul özkök'e de sevgi ve saygılarımı yolluyorum.
    (22/12/2007 16:19 ~ 22/12/2007 20:49, odero)
    Facebook'ta paylaş