ergenekon davasında mustafa balbay'ın çapraz sorgusunu yapan cumhuriyet savcısı darbe girişimlerinin davanın özünü oluşturduğunu belirtti
ikinci ergenekon davasının dünkü duruşmasında tutuklu sanık cumhuriyet gazetesi ankara temsilcisi mustafa balbay'ın çapraz sorgusunu yapan cumhuriyet savcısı mehmet ali pekgüzel, ayışığı, yakamoz ve eldiven adlı darbe girişimlerinin davanın özünü oluşturduğunu belirtti. duruşmada balbay ile soru soran pekgüzel arasında şu diyalog geçti:
savcı mehmet ali pekgüzel: ayışığı darbe girişiminden ne zaman haberiniz oldu?
balbay: medyada çıkınca, dedikodular, tartışmalar başlayınca haberim oldu.
savcı: 2004 tarihli bir notunuz ayışığı darbe girişiminden daha önce haberinizin olduğunu gösteriyor?
balbay: montajlanmış ve bir araya getirilmiş notlara tipik bir örnek.
savcı: darbe planlarında bizzat yer aldınız mı?
balbay: hayır bulunmadım. o dönemi aktardım. gazetecilik yaptım. ne böyle bir niyetim ne böyle bir şeye sıcak bakmışlığım ne de darbe çalışmasını duymuşluğum var.
mahkeme başkanı köksal şengün: (savcılara yönelik) bu darbe girişimiyle ilgili tahkikat bildiğim kadarıyla yok. var mı?
savcı: davanın özünü ayışığı, yakamoz ve eldiven darbe girişimleri oluşturuyor. burada darbe girişimlerini yargılıyoruz. ikinci davanın özü bu. ankara'da askeri tahkikat devam ediyor. buradaki sanıklar darbe girişimi iddialarıyla ilgili burada.
savcı: özden örnek'in günlükleri neden haber olmadı?
balbay: doğrulatamadık. doğrulatamazsanız hedef siz olursunuz. biz girmek istemedik.
savcı: örnek'in günlüklerinde jandarma istihbarat daire başkanlığı tarafından düzenlenen "hilafetin ilgası" toplantısı anlatılıyor. sizin günlüklerinizde de aynı toplantıya ait anlatımlar var. bunlar birbirleriyle uyuşuyor. ayrıca emekli genelkurmay başkanı hilmi özkök tanık olarak verdiği ifadesinde toplantının yapıldığı tarihte yurtdışında olduğunu belirterek toplantının varlığını kabul ettiğini anlattı. bu konuda bilgi verir misiniz?
balbay: ben buradayım. örnek nerede. o tanık pozisyonunda aslında benim tanık olmam lazım. ben gazetecilik yaptım. o dönemi yazdım.
'teyze' de var 'horoz' da
savcı: levent ersöz ile birden fazla görüşmüşsünüz, bunu açıklar mısınız?
balbay: çetele tutmadım.görüşmelerinin içeriğiyle ilgili verilemeyecek hesabım yok. notlarımda "ilker abi, ahmet abi" yazıyor. ben ilker başbuğ'a, ahmet necdet sezer'e "abi" demiyorum. 90'lardaki notlarımı silmeseydim bol bol "efe", "hint horozu", "baba", "teyze" görecektiniz. demirel'e "baba", çiller'e "teyze", mesut yılmaz'a "efe", erdal inönü'ye "hint horozu" derdik. *