daha yeni mi tanidiniz ali bulac i nedir ?

daha yeni mi tanidiniz ali bulac i

  1. ama ben hâlâ geçen haftaya damgasını vuran bir tartışmaya takılıp kalmış durumdayım. yüzeysel gibi görünen, ama aslında çok derin izleri olan önemli tartışma.

    değerli arkadaşım, meslektaşım reha muhtar'ın cnn-türk'teki programıyla alevlendi tartışma. gerçi o programda, "sanatın cinsiyeti, dili, dini, ırkı olmaz ve insanlar beyinleriyle düşünürler, belden aşağılarıyla değil" diyen sanatçı bülent ersoy, onun ağzının payını vermiş, yerin dibine sokmuş ama, o, hâlâ "parlak" görüşleriyle medyada tartışılıyor.

    o, ali bulaç.

    hazretin meşhur sözlerini hatırlayalım: "eşcinsellik geliştikçe insanların kitlesel olarak öldürülmeleri hızlanıyor. eşcinsellikle sivillerin savaşta katledilmesi arasında bir orantı var.... şu anda irak ve afganistan'da sivil halkı kitleler halinde öldürenlerin çok önemli bir kısmının eşcinsel olduğunu söylüyorlar. bundan da özel bir zevk alıyorlar."

    ali bulaç'ın bu sözleriyle ilgili çok yorum yapıldı, yapılıyor. tekrar etmek veya bir yorum daha eklemek niyetinde değilim. komik olur.

    zevzeklikle değil, salaklıkla ilgili muhakeme yürütüyorum şu sıralar.

    herhalde, irak ve afganistan'da yapılan katliamların ali bulaç'ın öne sürdüğü nedenden kaynaklanmadığını söylememi, hepinizin bildiği siyasal-stratejik değerlendirmeler yapmamı beklemezsiniz. hiçbirimiz bu kadar saf değiliz.

    ama aramızda bazı salakların bulunduğu da sır değil.

    birkaç gündür medyada, ali bulaç'ın ne kadar "geri kafalı" olduğu, nasıl "çağdışı" düşündüğü söyleniyor ve televizyon programındaki sözlerinin ve yaklaşımının "ali bulaç gibi" bir "islamcı aydın"a yakışmadığı yorumları yapılıyor.

    "yok ya!" diyesi geliyor insanın.

    "yeni mi anladınız?" diye sorası geliyor...

    "ali bulaç gibiler"i yere göğe sığdıramayanlar siz değil miydiniz? "ali bulaç gibiler" in ne olduğunu o gün bugündür ortaya döken "bizim gibiler"e atmadık çamur bırakmayan siz değil miydiniz?

    "ali bulaç gibiler"in, yaşamı, insanı, erkeği, kadını, çocuğu, doğayı anlaşılmaz dini, edebi laflarla süslenmiş hurafelerle anlatan saçma-sapan laflarına, yeni keşfedilmiş "bilimsel doğrular" diyerek üstüne atlayanlar siz değil miydiniz?

    gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında, "islami kesimin sağduyulu sesi" diye baştacı eden siz değil miydiniz?

    alın size "sağduyu"... öğrendiniz mi şimdi ali bulaç'tan irak ve afganistan'daki katliamların nedenini?

    ali bulaç'ın görüşlerini rakamlar vererek, örnekler sıralayarak çürütmeye mi çalışırsınız, yoksa güler misiniz, yoksa ağlar mısınız bilemem. ama birşeyler kafanıza "dank" ettiyse ne ala... o da birşeydir. hiç değilse bir sestir: "dank" diye...

    herhalde "bir kısım medya"dan söz etmediğimi anlamışsınızdır. 14 yaşındaki kıza cinsel tacizde bulunanlara dinsel fetvalarla destek veren medyadan söz etmiyorum. bir saygın ve çağdaş gazetecinin eşinin yalnız olarak yurt dışına çıkış tarihlerini yayınlayarak aklı sıra "cin", din tacirlerinden de söz etmiyorum.

    son zamanlarda sıkça kullanılan deyimle "merkez medya"dan söz ediyorum.

    "safoş" medyadan...

    hikmet bila / vatan
    (17/5/2009 19:04, junior)
    Facebook'ta paylaş