seçimde yaşadığı hezimetin sorumluluğunu kendisi dışında tüm ülkeye yükleyen partinin başkanı. koltuğunu ancak partiyi kapanacak noktaya getirnce bırakacaktır.
türk siyasetinde iktidar koltuğuna oturamamış ve bu yüzdende önüne gelen herkesle kavga etmeyi amaç edinmiş kavgacı kişiliktir. kendisi akademisyenlikten siyasete girmiş darbeler dışında bir daha çıkmamış ve gün içinde açıklama yapan herkesin söylediğine karşı çıkarak despot bir parti yönetiminin nasıl olduğunu göstermiştir. ayrıca 12 eylül sonrasında dışında kaldığı siyasete dönene kadar avukatlık mesleğini sürdürmüş fakat o süreçte de en az partisini yönetmekteki başarasını aratmayarak aldığı bir çok davayı kaybetmiştir.
cumhuriyet halk partisi genel başkanı... koltuk sevdası ve yönetiminde aldığı yanlş kararlar neticesinde chp'ye süratle oy kaybettirdi. son genel seçimlerde kendi seçim bölgesi antalya'yı da iktidar partisi akp'ye kaptırdı.
yeni milletvekili seçilen yaşar nuri öztürk de her iki lider arasında gizli bir pazarlık yapıldığını basına 26 temmuz 2007'de verdiği demeç ile gündeme taşıdı. öztürk'e göre tayip erdoğan'ın baykal'a, "bize başbakanlık yolunu açın, biz de zamanı gelince sizin cumhurbaşkanlığınız için destek verelim" dediği şeklinde iddialar olan politikacı.
neden git denildiğini anlayamadığım chp lideri.
chp'ye oy veren taban değil miydi cumhuriyet mitinglerinde büyükanıt posterleri taşıyan, bir e-muhtıra'yı bile heyecanla bekleyen, asıl peşine düşülmesi gerekenin cumhuriyet değil demokrasi olduğu bilincine varamayan. önemli olan cumhuriyet ise, buyrun iran'daki de cumhuriyet. hepsi bu derece demokrat bir tabana sorulduğunda, ağızlarından tek çıkan,
-baykal gitsin arkadaş.
-e niye?
-parti içi demokrasiyi öldürdü.
işte baykal'la chp'linin ilişkisi o yüzden tencere-kapak ilişkisidir. zaten "baykal gitsin" diyenlere -e kim gelsin? sorusunu yöneltiniz, "kim gelirse gelsin daha iyi olur"dan başka bir cevap almak pek mümkün olmayacaktır. ki tayyip bey'in kitleleri peşine düşüren güçlü hitabet yeteneği düşünüldüğünde, ondan çok daha iyi hatip sadece bir kişi mevcuttur bu ülkede, o da maalesef deniz baykal'dır. o yüzden, "gitsin" demeden önce think again.
kendisi hakkındaki şahsi fikrimse, 301'i savunan - kendisine buna rağmen solcu diyebilen ve oy uğruna milliyetçiliğe meyletmiş biri olması nedeniyle pek sempatik değildir. ancak akp'den nefret eden, milliyetçi, solculuktan nasibini almamış bir taban neden kendisinin gitmesini ister, enteresan nokta orası.
kendi iktidar dönemlerindeki kıtlıkları unutup, olağan bir dönemde "ülkede kriz var, esnaf kepenk kapattı, asker yönetime el koydu, kabile hayatı yaşıyoruz, savaş başladı, alevi sünni, kürt türk birbirini kırıyor" terimlerini kullanan ama söyldiklerine kendisi bile inanmayan umutsuzluk ustası....
chp'nin 2007 kasım seçimlerinde kullanmış olduğu, indirilmiş kepenklerin düzmece olduğu ortaya çıkmasına rağmen yüzü kızarmayan, yenilgilere doymayan insan....
partisinde bile sevilmeyen ama oyunlarla koltukta kalabilen, oy için herşeyi yapan, atatürk'ün ordusuna dahi saldırabilecek bir kişilik...
cumhuriyetimizin doğmasında en büyük görevi üstlenen anadolu ve rumeli müdafa-i hukuk cemiyeti'ni (chp) 3- 5 kişiyle yönetmeye çalışan onların muhalefetine dahi tahammül edemeyen insan...
laikliği 3-5 çapulcunun değiştirebileceğini düşenecek kadar laiklikten uzak atamızı kullanarak hala oy alabilen partinin başkanı.
halka rağmen siyaset yapan insan. yenilgilerden daha da güçlenerek çıkan ama her defasında tuş olan kişi
hukukçu olmasına rağmen hukuku sindiremeyen (bkz: anayasa mahkemesi)'nin kadrolu itirazcısı...
siyasetten ekmek yiyen, ancak iktidar olmaya niyeti ve kapasitesi olmayan; türk solunun önüne dikilmiş bir barikat... 70'ini bulduğu halde 50 yaşında göstermesi bundan sebep olsa gerek. derdi tasası yok, rahatı yerinde...
onun için rutin hayatını değiştirmek en büyük işkencedir. sabah yürüyüşünü yapmalı, kahvaltıdan sonra parti genel merkezine gelip "normal eleştirilerini" yöneltmeli ve mesai saati bitiminde de sıcak yuvasına dönmeli. ülke gündemi onun huzurlu yaşamına gölge düşürmemeli...
başbakanın çocukları ramsey firmasının bursuyla abd'de okuyor cümlesini siyaset malzemesi yapıp rockfeller foundation bursu ile abd'de doktora yapmış şahsiyet. laiklik de laiklik dedikten sonra hiç gocunmayıp ayete ayetle cevap vermiştir.