tepki çekmemek için bazı konularını eşinin üzerine atan köşe yazarı... cümleleri şöyle başlar: "dün akşam otururken eşimi şunu sordu........ " oysa eşi değil kendi tilkiliğini eşinin üzerine atar... böyle bir adamdır kendisi...
yüksek kalibre bir akademisyen olma yolunda ilerlediği yıllarda hürriyet gazetesi'nin moskova temsilciliğini yapmış, ankara büro'da çalışmış ve ardından çetin emeç'in koltuğuna oturmuştur. "medya ve güç" denildiği zaman akla ilk gelen model kişidir. daha çok gazete ile ilgilendiği dönemlerde hürriyet ciddi bir değişim yaşamış ancak gazeteciliğin yanında aydın doğan'ın asistanlığını yapmaya karar verdiğinde gazete düşüşe geçmiştir. akademik hayattan doçent ünvanı ile ayrılmış, profesyonel hayatta ise para ve iktidar uğruna asistanlığa razı olmuştur. sektörün öğütüp, değiştirdiği önemli gazetecilerden.
- alın bu lavuğu, giydirin kamuflajı-botu-postalı, 45 gün eğitim verin, sonra da doğuya dağ karakoluna gönderin, gece ayazında sabaha kadar nöbet tutturun, akıllanmadı mı... giydirin buna techizatı, kilometlerce gece-gunduz yürütün, yol kenarlarında mayın temizletin, her an patlayabilir korkusuyla yusuf yusuf olsun bu, akabinde, çatışmaya sokun, pusuya düşürün bunu...o zaman kendine gelir...