----- alinti ----- yavuz baydar'ın dün fikret bila'yla ilgili verdiği yeni bilgiler doğrultusunda 22 haziran 2004'te milliyet'in sürmanşetten verdiği haberin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.
fikret bila 22 haziran 2004'te bir yazı kaleme almış ve sözkonusu yazı milliyet'te sürmanşetten verilmişti. yazıda abd dışişleri bakanlığı'nda bir toplantı yapıldığı ve bu toplantıda kerkük'ün masaya yatırıldığı anlatılıyordu.
habere göre abd'li yetkililer muhtemel gelişmelere göre öngörü yapıyordu. öngörülerde kerkük'te ne olursa olsun akp'nin umurunda olmayacağı üzerinde duruluyor ve o toplantıya katılan hakan yavuz'un \"islami hareket şu an tsk'nın sistem içindeki gücünün azaltılması peşindedir. bu amaç islamcıları en büyük avrupacı yapmıştır. genelde islamcı hareketlerin, özelde ise akp'nin bir türk milliyetçiliği eksenli düşünme tarzı veya strateji geliştirme çabası ve geleneği yoktur.\" görüşleri veriliyordu.
hakan yavuz'un abd'lilere neden bu bilgileri verdiği bir yana, sözkonusu haber yayınlandıktan sonra peş peşe yalanlamalar yemişti. abd dışişleri'ndeki toplantıya katıldığı iddia edilen isimlerin tamamı böyle bir toplantının olmadığını yazılı olarak açıkladılar.
abd dışişleri bakanlığı'da konuyu iki kere yalanladı. hatta toplantıya katıldığı belirtilen isimlerin sözkonusu gün washington'da bile olmadıkları ortaya çıktı.
skandalın patlaması üzerine fikret bila haber kaynağını açıkladı: hakan yavuz
fikret bila, sözkonusu haberi hakan yavuz'un ofisine ziyareti sırasında beyanları üzerine yazdığını, hatta yanında o sırada yanında mehmet yılmaz'ın olduğunu açıkladı.
ancak titiz gazeteci olmakla övünen fikret bila haberini çek etmemiş, toplantıya katıldığı belirtilen isimlerin hiçbirine sormamıştı bile.
işin en ilgi çekici yönü ise haberin kaynağı hakan yavuz'du. hakan yavuz peş peşe yalanlamalar üzerine önce fikret bila'yla görüşmediğini iddia etmişti. daha sonra fikret bila'nın telefonla kendisini arayıp sesini kaydetmesi üzerine hakan yavuz görüşmeyi kabul etmiş ancak bir daha telefonlara çıkmamıştı.
ve gerçek aydinlaniyor
yavuz baydar, sözkonusu dönemde milliyet'te ombdusman olarak görev yapıyordu. haberde itham edilen insanların şikayeti üzerine fikret bila'nın bu haberiyle ilgili bir yazı kaleme almış haberin gerçek olmadığını ortaya çıkarmıştı. bu yazı baydar'ın milliyet'teki sonu oldu ve baydar, işten ayrılmak durumunda kaldı.
baydar, dün taraf gazetesi'ne verdiği röportajda bu olayın iç yüzünü, detaylarıyla anlattı. baydar, fikret bila'nın sözkonusu haberiyle ilgili gerçekleri ortaya çıkaran yazısını yazmaması için aydın doğan'dan baskı gördüğünü anlatıyordu.
aydın doğan'ın böylesine bir haber için baskı yapması ve sonucunda baydar'ın işten çıkartılması ilginçti. aydın doğan'ın bu ilgi çekici baskısının sebebi baydar'ın, fikret bila'nın sözkonusu haberiyle ilgili yaptığı şu tanımda gizli: \"dışişleri bakanı abdullah gül'ün nato zirvesi öncesi talabani ile görüşmesinin önünü kesmeyi amaçlayan ve güçlenen kanaatime göre, şimdi yargılanan ergenekon paşalarıyla bağlantılı bir kaynaktan servis edilmiş olan tamamen düzmece bir haber\"
yavuz baydar'ın dün sarfettiği bu sözlerle fikret bila ile ergenekon kelimelerini ilk kez ciddi biçimde bir arada kullanılıyordu. bilindiği gibi şimdi ergenekon'dan yargılanan tuğgeneral levent ersöz, sözkonusu dönemde ankara'daki üst düzey gazetecilerle görüşmüş ve kayda almıştı. cumhuriyet ankara temsilcisi mustafa balbay'ın günlüklerinde de ankara temsilcisi&asker bağlantılarını çok çarpıcı biçimiyle kamuoyu gördü.
peki askerle ilişkileri oldukça iyi olan doğan grubu'nun ankara temsilcileri'nin ilişkisi ne düzeydeydi?
hangi haberleri alıp ne biçimde yayınladılar?
yavuz baydar, fikret bila'nın söz konusu haberinin doğruluğunu araştırdığı sırada bila'nın \"neden bu işle uğraşıyorsun\" havasında olduğunu belirtiyor. aydın doğan'ın bile devreye girmesinden anlıyoruz ki fikret bila'nın bu kaygısında ciddiyet payı var.
hatta baydar çok ilginç bir bilgi veriyor. \"ankara temsilcisi bir düzeltme yapmamakta direnince, sanıyorum konu kızı tarafından aydın doğan'a iletildi. hanzade doğan bana \"o kaynakla konuş, haber vermeden konuşmaları gizlice banda al, bana getir\" dedi. bunun asla mümkün olmayacağını, yapmayacağımı söyledim.\"
görüldüğü gibi baydar'a casus gibi gizli kayıt öneren aydın doğan'ın kızı...
bu, olayın ciddiyetini ve haberin hangi bağlantılarla yapıldığını daha iyi ortaya koyuyor.
baydar bu kriz üzerine milliyet'ten ayrılmıştı. ayrılığını ise şu cümleyle açıklıyor \"aydın bey sonunda tercihini ankara temsilcisi'nden yana koydu.\"
yukarıdaki adımları takip edince aydın doğan'ın ağırlığını ankara temsilcisinden yana mı yoksa o haberi ona veren kaynaktan yana mı kullandığı tartışılır.
çünkü olayın dahası var.
krizin patlayıp yavuz baydar'ın ayrılmasından sonra dönemin milliyet genel yayın yönetmeni olan mehmet yılmaz bir yazı kaleme aldı.
yazıda, fikret bila'ya o haberin verildiği sırada kendisinin de yanında olduğunu, bila'nın odasına hakan yavuz'un, bir üniversitede öğretim üyesi olan nihat ali özcan'la birlikte geldiğini ve görüşmenin tutanaklarını bila'ya verdiğini belirtiyordu.
burada haberin kaynağı açısından çok önemli iki nokta var:
1 - hakan yavuz'la beraber gelen kişi olan nihat ali özcan, \"bir üniversitede öğretim üyesi\" olmanın dışında özelliklere sahip. özcan, 1979 yılında kara harp okulu'ndan mezun olan bir subay. kendisi 19 yıl tsk'da rütbe aldıktan sonra emekli olup, tsk'ya yakın sivil toplum kuruluşu olan asam'a geçti. hemen ardından da rifat hisarcıklıoğlu'nun tepav'ına.
2 - hakan yavuz, asker kökenli özcan'la bila'nın ofisine geliyor ve mehmet yılmaz'ın ifadesine göre \"tutanakları\" elden veriyor. bu olay, bugün tartışılan \"sızdırma\"nın ta kendisi. yalan haberin, manipülatif bilgilerle elden en üst düzey bir gazeteciye verilmesi...
\"titiz gazeteci\" fikret bila, hakan yavuz'un böylesine çarpıcı bir haberi amerika'dan kalkıp gelip neden kendisine \"armut piş ağzıma düş\" şeklinde verdiğini sorgulamıyor. çünkü hakan yavuz'un yanında emekli üst düzey subay nihat ali özcan var..
medya dünyasından aydınlık dergisi, ulusal kanal, cumhuriyet gibi gazetelerin ergenekon'la olan ilişkileri bugüne uzun uzun okuduk. balbay'ın günlükleri bunun tuzu biberi oldu.
ergenekon'un ikinci iddianamesi, özellikle de levent ersöz'ün kayıt dökümleriyle beraber doğan grubu'nun ankara temsilcileri'yle kontaklar ortaya dökülecek gibi.
yavuz baydar'ın ortaya çıkardığı fikret bila olayı, bunun işaret fişeği gibi. ----- alinti ----- *