çok küçükken izlemiştim, yıllarca bu filmi aradım durdum, filmden tek aklımda kalan fantastik tavrı, kullandıkları motorsikletleri ve finaliydi.
derken yıllar sonra *, geçenlerde filmi buldum ve izledim. maalesef aklımdan kaldığı kadar güzel gelmedi bana... öte yandan benzer şekilde bayıldığım çok sevdiğim cem yılmaz filmi hokkabaz ile aralarında abartı benzerlikleri görünce, durup düşünmeye başladım. tespitleri yazayım da siz de bir durup düşünün.
----- alinti ----- her iki filmde de olayın bir pavyonda başlaması, her iki filmde de pavyon tabelasına yapılan gönderme, her iki filmde de iki kafadarın macerası, her iki filmde de evden kovulma raddesinde olmaları, her iki filmde de turneye gitmek istemeleri, her iki filmde de bu iki kafadarın bir kadına olan hassas ve duygusal durumları, her iki filmde de bu kadının menfaati için mücadele vermeleri, her iki filmde de asabi pavyon patronu, her iki filmde de pavyondan kovulmaları, her iki filmde de kadına aşık olmaları, ve hatta her iki filmde de pavyonda hokkabaz / sihirbaz sahneler... her iki filmde de... ve her iki filmde de... diye uzar bu ----- alinti -----
larissa litichevskaya isimli rus hatunun yıllarca aklımdan çıkmamasını sağlamış film.
şahsi kanaatim, yavuz turgul'un en önemli eseri olduğudur. şener şen'in mükemmel performansı söz konusudur. mistik bir hava hakimdir, ''bitirim ikili'' tarzı filmleri izler gibi bakarsanız 15 dakika dayanırsınız; karakterlerin psikolojisine inmeye başlarsanız bitmesini istemezsiniz. seçilen mekanlar çok etkileyici, diyaloglar gerçekçi ve karakterlere uygundur. çocukluğumun loş koridorlarını hatırlatır bana; hayal kırıklıklarını hatırlatır, baba filmdir.