dil bakımından cok zayıf aynı olayın defalarca tekrarlandığı, en az cin ali kitapları kadar surukleyici kitap.
o dönem e.ö tarafından yazılan köşe yazılarının derinde neler içerdiğini kime yazıldığını anlamanızı sağlayabilir.
\"bugün 6 ekim 2007. yazar ve anatçı zülfü livaneli'den bilgi yayınevi'nin sahibi ahmet küflü'ye çok ilginç bir faks geldi. bu noter kanalı ile çekilen bir protesto idi. aynen size iletiyorum.
'keşideci: ömer zülfü livaneli \"zülfü livaneli\"
muhatap: ahmettevfik küflü- bilgi yayınevi
konu: sayın emin çölaşan'ın yayımlanacak kitaının adı.
açıklama ve uyarı
1 ----- alinti ----- sayın emin çölaşan tarafından yazılan ve muhatap "bilgi yayınevi" tarafından yayımlanacak bir kitabın adının 'kovulduk ey halkım unutma bizi' olacağı yolunda duyumlar almış bulunuyorum.
2) kitaın adı, 1973 yılında yayımlanan albümümün içerdiği 'vurulduk ey halkım unutma bizi' adlı şiirden "şarkı sözünden" alınmıştır. şiirin adı olan dize, anılan albümde yer alan yapıt içinde değişik kafiyelerle birçok kez yinelenmiştir.
3) anılan şiirin adı üzerinde 5846 sayılı fikir ve sanat esereri kanunu uyarınca manevi haklarımın olduğu açıktır. aynı biçimde, bana ait bir şiirin "şarkı sözünün" dizelerinin değiştirilmesi de manevi haklarıma tecavüz oluşturacaktır.
4) bu bağlamda, anılan kitabın bu ad ile yayınlanmasını, ya da 'kitabın adı, zülfü livaneli'nin, 'vurulduk ey halkım unutma bizi'' şiirinden esinlenerek oluşturulmuştur'biçiminde bir notun kitaba konulmasını talep ediyorum. talebim yerine getirilmediği takdirde, bana ait bir şiirin adının bir ölçüde değiştirilerek kullanılmasına iznim olmadığını, izinsiz kullanımın gerçeleşmesi halinde, yasal haklarımı kullanmak zorunda kalacağımı muhatap sayın ahmet tevfik küflü'nün bilgilerine sunarım.
sayın noter, üç nüsha olarak düzenlenen bu ihbarnamenin, aps ile usulü çerçevesinde muhataba tebliğini saygılarımla arz ve talep ederim.
saygılarımla
ömer zülfü livaneli "zülfü livaneli"
doğrusunu isterseniz ben 'vurulduk ey halkım unutma bizi'' sözünün uğur mumcu'ya ait olduğunu zannederdim. meğer zülfü livaneli'ye aitmiş. bu belge noter kanalıyla gelince hukukçulara sorduk ne yapılması gerektiini. kitap artık basılmıştı ve o açıdan yapacak bir şey yoktu. hukukçular 'hiçbirşey olmaz' dediler.
zülfü'nün yaptığı doğrusu yakışık almayan bir şeydi. gereksiz bir işe alkışmştı. sonra kendisi de olaydan dava konusu çıkmayacağını anlamış olmalı ki, yasal haklarını kullanmadı. şimdi bu kitapta dizelerin ona olduğunu herkes öğrenmiş olacak. geç kaldığımız için kendisinden özür dilerim.
bir not: yukarıdaki bölüm superpoligon editörü tarafından emin çölaşan'ın son kitabı 'her kuşun eti yenmez' kitabında alınarak yazılmış ve haberleştirilmiştir.
başka sitelerde de imzamız olmadan muhtemelen kulanılacak olan bu haber bizden çalınmıştır. tıpkı emin çölaşan'ın abbas güçlü ile ilgili olan sözlerinin yine bu sayfalardan çalındığı gibi...
kitap okumaktan, bunu haberleştirmekten aciz sözde siteleri size şikayet ediyoruz...
okuduktan sonra o gözlerde kafalarda büyütülen ertuğrul özkök'ten midemin bulanmasına neden olan ve ertuğrul özkök'ün gazeteci olduğuna inancımı yitirmeme yolaçan kitap.. kendisi de kitapta emin çölaşan'a gazeteci olmadığını defarca söylemiş.. "ben gazeteci değilim canbazım ve jonglörüm" demiştir.
emin çölaşan'a hayranlığım katlanmıştır. ayrıca bir gazete için köşe yazarının önemini, bir köşe yazarının bir gazeteye neler katabileceğini anladım.. tabii o gazeteci emin çölaşan gibi yürekli ve namuslu olursa..