azeri turkuleri en iyi yorumlayan sanatci. dogal yasami sevdigi icin uzun yillar koycegize bagli dalyan'da yasadi. kasabanin turizm yuzunden betonlastigini gorunce, daha ic bolgelere tasindi.
2007 hacettepe üniversitesi bahar şenlikleri'nde söyledikleriyle, duruşuyla, düşünceleriyle insanları kendine bir kez daha hayran bırakan mükemmel insan.
1951 yılında istanbul'da doğdu. aslen hakkari'lidir ve çocukluk yılları orada geçti. tiyatro, mim, dans ve şan eğitimi aldı.operada bir süre koroda çalıştı.
azerice şarkıları çok iyi yorumladığı bilinir.bunun yanısıra yunanca, fransızca, rumca ve birçok lehçede şarkı söyleyebilen sanatçı olarak isim yapmıştır. yurt çapında çok göz önünde olmayan sanatçı genelde çeşitli il ve ülkelerde konserler verdi.bunun yanısıra pek çok diplomatik konserler verdi. başlıca diplomatik konserleri; portekiz cumhurbaşkanı mario suarez, usa başkanı george bush, malezya kralı ve kraliyet ailesine verdikleridir.bunların yanı sıra sopot festivali, abdi ipekçi barış ve dostluk derneği konseri,türkmenbaşı aşkabad konseri, curaçao trubdour festivali gibi etkinliklerde yer aldı. şevval sam ve şehnaz sam adında iki kızı vardır.
hayvanlara düşkünlüğü nedeniyle hakkında çeşitli davalar açılmıştır.19 tane kedisiyle birlikte yaşamaktadır.bunların içerisinde ölen kedisi domi onun için çok önemlidir.sık sık hayvan barınaklarını ziyaret eder ve hayvanlar konusunda toplumsal duyarlılığı arttırmak için çalışmalar yapar.
albümleri
livaneli şarkıları
çağrı
ayak sesleri
eski fotoğraflar
illa
taşırım ben hasretin yükünü
acılarım koynumda sır gibi
açarım baharda çiçek gibi
dolarım içine gün gibi
yeterki sen üzülme kendine dert etme
varsın uzasın yollar sen aşkımdan vaz geçme
yeterki sen üzülme kendine dert etme
seni bir ömür beklerim sen aşkımdan vaz geçme
karışır hüzünlenirim sen aldırma
susar dinlerim yanarım ben aşkınla
karışır hüzünlenirim sen aldırma
içimde taşırım sesini hala
inceden bir sızı sarıyor gönlümü
ismini söylemeye dilim varmıyor
sen olmayınca yaşamak
içime sinmiyor
olmuş olacak ne varsa umurumda değil
ölüm bile yokluğundan daha ağır gelmiyor
sen olmayınca yaşamak
içime sinmiyor
sana ait ne varsa yakıp yıksaydım keşke
anıların kelepçesini söküp atsaydım keşke
ne çare gücüm yetmiyor
bu dört duvar bu sessizilik
hergün biraz daha uzun
kapımda bekleyen umut dolu bahar bile
sensiz içime sinmiyor
sana ait ne varsa yakıp yıksaydım keşke
anıların kelepçesini söküp atsaydım keşke
ne çare gücüm yetmiyor
camlarda ağlayan nazlı yağmur seni sorar gibi
bu öyle bir hasretki yüreğime sığmıyor
sen olmayınca yaşamak içime sinmiyor