meger dogan grubu nun komplosuymus nedir ?

meger dogan grubu nun komplosuymus

  1. akp'nin propaganda makineleri deniz baykal'ın kasette hükümetin sorumluluğu olduğunu söylemesinden sonra harekete geçti. şimdi amaçları hedef şaşırtmak ve kamuoyunu yeni bir tartışmanın içine çekip, yeni muhataplar yaratmak.

    ne de olsa bu kasetin ergenekon'un işi olduğu propagandası pek tutmadı. şimdi kendi içlerinde başka bir sistematik ağdan bahsediyor.
    üç yandaşın geçtiğimiz günlerde yayınlanan yazıları, propaganda operasyonunun nasıl nakış nakış işlenmeye başladığını da gösteriyor.
    star yazarı ergun babahan adres gösteriyor:

    - 'iş dünyası, özellikle istanbul sermayesi, ak parti'yi zayıflatmak isteyen kesimler uzun süredir chp'nin alternatif bir parti haline gelmesini arzu ediyordu.'

    - 'ak parti'nin doğrudan hedef aldıkları her hamlede hüsrana uğrayan bu kesimler, muhalefeti biçimlendirmenin daha kolay ve verimli olacağı sonucuna vardılar.'

    - iş dünyası'ndan kasıt tabii ki tüsiad; akla başka ne gelir ki? tüsiad'la da kastedilen bir önceki başkan arzuhan doğan yalçındağ...
    nitekim fehmi koru sahte ismiyle yazdığı onun adını telaffuz ediyor:

    - 'chp'yi avucunun içi gibi bilen dostumun yeni dönem için uygun bir genel başkan adayı var: arzuhan doğan yalçındağ... yakın zamanlara kadar tüsiad başkanlığı yapan arzuhan hanım yeniden medyaya döndü, ama işlerin kendisini eskisi kadar tatmin etmediği belli. (...) üzerinde düşününce bu isme ısındım. isınmamın sebebi, doğan ailesi ile chp arasında varlığı bilinen bağlar: aydın doğan'ın babası irfani bey memleketi kelkit'te chp'nin ilçe başkanlığını yapmıştı, çok uzun yıllar...'

    bu yazıları hangi merkez yönlendiriyor olabilir?
    bugüne kadar sadece başbakan'ın dinleme kaydının yayımlanmasına tepki gösteren ve benzer başka durumlarda seyirci kalan hükümetin sorumluluğunu yok etmek için harekete geçildiği belli.
    dikkatleri hükümetin sorumluluğundan çekip yeni bir hedef yaratma peşindeler; kafa karıştırıp, işi bulandırmak için...
    o yüzden de hedefe doğan grubu'nu koydular, komplonun merkezi olarak doğan grubu'nu gösteriyorlar.
    ne yazık ki bu ipe sapa gelmez ve düşmanca teorinin doğan grubu'nun içinde de savunucuları var.

    halen doğan grubu çalışanı olan osman cengiz çandar'ın geçen günkü yazısında yer alan şu satırlara ne demeli:

    - 'hürriyet, deniz baykal'ın defterini şimdiden dürüvermişti. şaşıracak bir yan olmasa gerekti, zira 'kaset skandalı'nın patlak vermesinin hemen ertesi günü özellikle hürriyet, chp yanlısı yazarlarıyla birlikte konuyu öne çıkarmakta, büyük göstermekte ve baykal'ın istifa etmesi gerektiğini vurgulamakta ön almıştı... bu kaseti kim çekmiş ve kim ortaya çıkartmışsa, bunu yapanların deniz baykal'ın istifasını ve 'tarihe gönderilmesini' istediklerine kuşku yok. dolayısıyla, baykal'a istifadan başka yol bırakılmadı.'
    tamam yandaşlar, biz anladık ne demek istediğinizi.


    vedat milor yanılıyor
    kısa sürede türkiye'nin en güvenilir gurmelerinden biri olan milliyet yazarı vedat milor önceki gün 'the restaurant' dergisinin geleneksel 'en iyi 50' listesini eleştirmiş. dünyanın en iyi restoranlarının belirlendiği listeyi de, dergiyi de ciddiye almamak gerektiğini yazmış... ama ne ilginç ki listeye hiçbir türk restoranının girmemesinden de şikayetçi.
    'the restaurant'ın en iyi 50 listesine bugüne kadar türkiye'den tek bir restoran girdi: changa... istikrarlı bir şekilde sadece hep daha iyisini yapmaya çalışan changa'nın başka uluslararası başarıları da var.
    gelelim bu listenin ciddiye alınıp alınmadığına... milyonlarca doların döndüğü çok önemli bir sektörde belirleyicilik konumu var. vedat milor, itibar etmiyor olabilir ama dünyanın pek çok yerinden insanların tüketim alışkanlıklarını etkiliyor.

    milor ayrıca new york'u da pek bilmiyor sanırım... zira momofuku ssam bar'ın listede olmasına şaşırmış, bu mekanı küçümsemiş... momofuku açıldığında new york'ta nasıl fenomen olduğunu, kapısında kuyrukların oluştuğunu, new york'ta yemek kültürüne yepyeni bir hava getirdiğinin konuşulduğunu, nasıl ünlendiğini ve kente gidenlerin tavsiyeleri arasında ilk sıralarda yer aldığını da takip etmemiş demek ki.
    çoğu zaman görüşlerine katılmasam da takdir ettiğim bir yazara bu düzeltmeleri iletirim.

    yandaşlara bir mağlubiyet daha
    hükümetin destekçisi köşe yazarlarının öve öve bitiremedikleri, yandaş gazetelerin yer vermeye bayıldıkları 'tecrübe konuşuyor' programı cnn türk'e veda etti. hasan cemal ve cengiz çandar'ın beraber hazırladıkları programa görülmemiş bir medya desteği verilmişti. cnn türk gibi çok az izlenen 'niche' bir kanalda bile bu programın bu desteğe rağmen yayınına son verilmesi düşündürücü değil mi?

    maalesef, burada mehmet ali birand'ın türkiye'yi tanımamasının ve toplumdaki eğilimleri okuyamamasının da sorumluluğu büyük.
    kendisine yönelik eleştirilerimde defalarca yazdım: uğur dündar'ın onu ikiye katlaması, ruhat mengi'nin ilk 10'a girmesinin altında toplumsal bir mesaj yatıyor. muhalefet yapan kazanıyor, yandaşlar da kaybediyor.
    'bu kalp seni unutur mu' dizisi neden yayından kalktıysa, 'tecrübe kazanıyor' da o yüzden ekranlara veda etti: izleyicinin artık yandaş demagogları duymaya tahammülü yok.

    aylar öncesinden böyle olacağını yazdığımda birand'a düşmanlık değil, yanında yetişmiş bir gazeteci olarak dostluk yapıyordum. ne yazık ki birand kendi çevresinin, etrafının beğenilerini türkiye'nin görüşü sandı, çok önemsedi. cnn türk'ün vitrinini de bu çevreye göre tasarladı; dengeleme, eşit mesafede durma gereği duymadan.

    ama başaramadı.
    cnn türk'le yeni yeni ilgilenmeye başlayan ceo irfan şahin'in ilk iş olarak milliyet yazarı mehmet tezkan'a program yaptırması da söylediklerimin sağlaması olarak yorumlanabilir.

    oray eğin / akşam
    (14/5/2010 09:50, junior)
    Facebook'ta paylaş