26 mayıs 1904'te, perşembe günü sabaha karşı, istanbul'da büyük bir konakta doğdu.
kayıtlı bir şecereyle, alaüddevle devrinin şeyhülislamı mevlâna bektüt hazretlerine dayanan ve osmanoğulları'ndan daha eski bir familya olan dülkadiroğulları'na bağlı "kısakürekler" soyuna mensuptur.
babası, mekteb-i hukuk mezunu, bursa'da aza mülazımlığı, gebze savcılığı ve kısa ömrünün son senelerinde kadıköy hakimliği görevlerinde bulunmuş, gayet enteresan ve alakaya değer bir insan olan abdülbâki fazıl bey (öl. 29 kasım 1920); annesi, girit muhacirlerinden bir ailenin kızı, kayıtsız şartsız teslimiyet örneği, derin ve fedakar bir müslüman-türk kadını mediha hanım'dır.
iyi bir şair olduğu ve kendisine zaman zaman taraflı yorumlarca haksızlık yapıldığı gerçeği yadsınamayacak şair.
kendisini içeren şüphelerim, hep nazım hikmet ile karşılaştırılması noktasında türemiştir.
bilmiyorum farkında oldunuz mu hiç?
necip fazıl, nazım hikmet'in şairler arasındaki yerini düşürme çabalarında, kendisinin büyük bir şair olmadığı iddialarında bilinçli/bilinçsiz şekillerde -hesapta dolayı yollardan- kullanılıyor. necip fazıl necip fazıl olduğu için değil, nazım'a karşı aranan alternatifler içinde en önde geleni olduğu için bir kesim tarafından bu kadar yüceltiliyor.
iyi şair olmak, sahip olduğu bütün unvanlar dünya edebiyat kamuoyunca tescillenmiş olan nazım hikmet gerçeğine perde çekmek için yeterli değildir.
karşılaştırıldığı kişinin 3 sayfa yorumu varken kendisine 3 yorum yapılan yakın tarihin tartışmasız en iyi şairlerinden birisi. bu durumun edebi mi yoksa siyasi mi olduğu sorusu takılır aklıma...
gülen cemaati mensuplarınca "üstad" * olarak anılan, memleketi olan kahramanmaraş'ta adını taşıyan 1 adet bulvarı, ilköğretim okulu ve kültür merkezi bulunan şair insan.
necmettin erbakan'ı "japon bibloları gibi mütemadiyen gülen bir surat... tek ızdırap çizgisi yok... ne desen, soyulmuş yumurta gibi sırıtıyor. yanında ise bir uyuzhan ve bir avuç cüce" diye tanımlayan dili sivri, şiirleri sarsıcı edebiyat ve eylem adamı.
laik çevreden ihtida eden şair, düşünür. kumardan vazgeçemez. basılır. "etüt yapıyorum." diye kendini savunur.
çok etkili bir kavga dili vardır.
(bkz: öz yurdunda garip öz vatanında parya)
daha sonra "toplu şiirleri"ne almadığı ve reddettiği en güzel şiirlerinden biri: kadın bacakları
her kadının bastığı yerde sanki kalbim var
kalbim ki zevk alır ezilişinden
ömrümüzün geçtiği yolda bana sorsalar
gidiyorum bir kadın bacağının peşinden
bir kadının, içinden ağlayışı, gülüşü
gözlerinden ziyade bacaklarına yakın
bir lisandır onların duruşu, bükülüşü
kadınlar, onlar varken konuşmayınız sakın
ince sütunlardaki ilahi güzelliğe
bacakların ruhudur şekil veren, diyorum
bacakları bir kalın örtüde saklı diye
mermerde kalbi çarpan venüs'ü sevmiyorum
boynuma doladığım güzel putu görseler
insanlar öğrenirdi neye tapacağını
kör olsam da açılır gözüm ona sürseler
isa'nın eli diye, bir kadın bacağını