güçlünün güçsüze hükmetmesi olarakta algılanabilir.
ufak bir örnek verecek olursam, amerika ırak'la arasında geçen husumetin savaş olduğunu iddia eder. oysa ki orantısız güç kullanımından kaynaklanan bir adaletsizlik mevcuttur. yani gerçekleşen şey savaş değil işgaldir.
son dönemde futbol oyun kurallarında cezalandırılan eylemlerden biri. 10 kusurlu hareketin yanı sıra, bu işi icra eden defans oyuncusunun gözünün yaşına bakmadan cart diye penaltı verilmesi gerekir. insan 'iyi ki van gobbel futbolu bırakmış' diyor.
erdoğan'ın peres'e yönelttiği suçlama. "gazze'de filistinlilere orantısız güç kullandınız" dedi. ama 1 mayıslarda istanbul başta olmak üzere türkiye'nin bütün kentlerinde kendi halkına karşı orantısız güç kullandıran bir başbakanın, peres'e böyle bir eleştiri yöneltmesi ne kadar samimi olabilir? haydi peres, kendine düşman gördüğü bir millete bunu yapıyor. erdoğan? kendi halkını düşman olarak mı görüyor? "ayakların baş olduğu yerde kaos çıkar" diyen kendisi olduğuna maalesef bu sorunun cevabı "evet".