1931 yılında avusturalya'da doğan rupert murdoch, çocukluğundan beri gazeteciliğin içinde olmuştur.
babası yayınevi sahibi olan murdoch, oxford'taki eğitiminin ardından kendisine miras kalan bu yayınevinin başına geçmiştir.
kısa sürede gruba ait "adeliade news" ve "sunday mail" adlı gazetelerin tirajını belirgin ölçüde arttırmayı başarmıştır. 1957 yılında radyoculuğa el atmıştır. 1958'de ilk televizyon istasyonu olan channel 9 için gerekli lisansı almıştır.1960'lı yılların sonunda ingiltere'ye adım atan murdoch, 1969 yılında ise ünlü the sun gazetesinin sahibi olmuştur. ingiltere söz konusu sahipliğe o dönemde büyük tepki göstermiştir.
murdoch, bu gelişmenin ardından şansını televizyon sektörünün kalbi olarak bilinen amerika'da denemiştir. yasaların, ülkedeki tv ve gazetelerin her birinin 549'undan fazlasına sahip olunabilmesi için abd vatandaşı olmayı şart koşması nedeniyle, 1985 yılında abd vatandaşı olmuştur.century fox adlı film şirketini satın alarak tüm tv yayınlarını fox adı altında tv yayın zinciri olarak birleştirmiştir.
abd'li murdoch yıllık cirosu 20 milyar doların üzerinde, 9 uydu televizyon şebekesi, 100 kablolu kanal, 175 gazete, 40 matbaa, 40 televizyon, istasyonu, 1 film stüdyosu, amerika'da 280 milyon, asya'da 300 milyon insana, kablolu kanallarla 300 milyon eve, dergilerle 28 milyon insana, toplam izleyici olarak 4,7 milyar kişiye, yani dünya nüfusunun yaklaşık dörtte üçüne ulaşan,5 kıtaya hakim bir medya imparatorluğuna sahiptir.
abd, latin amerika, avustralya, avrupa ve asya'da olmak üzere 65 televizyon, 130'un üzerinde gazetesi, dergi ve film şirketine sahiptir. kontrol ettiği news crop şirketi ingilizlerin ünlü the times gazetesinden, new york post'a, fox news'e kadar dünyanın dört bir köşesinde gazete ve televizyonların sahibidir.
murdoch, hediye, promosyon, üçüncü sayfa/arka sayfa güzeli ve büyük puntolarla sansasyonel manşetleri medyaya sokan isim olarak biliniyor.
amerika'nın irak ve afganistan işgalinde manipülatif haber yapan, abd askerlerinin ölümlerini gizleyen murdoch medyası, 11 eylül'den sonra islam dünyasının aleyhine yaptığı yalan haberlerle de bilinmektedir.
murdoch medyası amerika'da 280 milyon, asya'da 300 milyon linsans, kablolu kanallarla 300 milyon eve, dergilerle 28 milyon insana, toplam izleyici olarak 4,7 milyar kişiye, yani dünya nüfusunun yaklaşık dörtte üçüne ulaşmaktadır.
uluslararası yatırım bankası morgan stanley'in hazırladığı raporda türk medyasının reklam gelirleri açısından cazip bir geleceğe sahip olduğunu açıklamasının ardından murdoch'ın tük medyasıyla ilgilenmeye başladığına dair haberler yayımlanmıştır(mayıs 2005).
news corp adlı medya imparartorluğunun kurucusu ve en büyük hissedar murdoch, her gün televizyonları aracılığıyla 600 milyon, gazeteleriyle de 6 milyon kişiye ulaşabilen bir gücün sahibidir.
önemli markaları arasında fox, star, sky, national geographic, the sun, the times, new york post, sunday times yer almaktadır.
amerika'da yeni sağ'ın ve israil politikalarının savunucusudur. cnn'e rakip olarak kurduğu fox, cumhuriyetçiler tarafından tercih edilen televizyon kanalıdır.
enver ören'in sahibi olduğu tgrt'yi eylül 2005 tarihinde satın alarak türk medyasına girmiştir. *
yılmaz özdil'in şu harika yazısına konu olmuş medya imparatoru:
yıl, 1915.
çanakkale'de kan gövdeyi götürüyor.
''geçerim'' diye saldıran emperyalistlerin insan kaybı, 200 bini aşmış...
''geç de görelim'' diyen dedelerimizin kaybı ise, 250 binin üstünde...
mermiler havada çarpışıyor.
cesetler toplanamayacak kadar çok...
bu inanılmaz kıyıma rağmen, ingiliz hükümeti durumdan memnun.
çünkü gerçeği bilmiyor.
çanakkale'deki ingiliz cephe komutanı, ''vaziyet gayet iyi... bugün yarın geçeriz.'' raporları gönderiyor devamlı...
o sırada genç bir gazeteci var orada.
avustralyalı.
melbourne age gazetesi'nin muhabiri.
görüyor ki, durum kel...
hadise, hiç de ingiliz komutanın anlattığı gibi değil.
türkler kafaya koymuş...
kuru ekmek yiyor, bulursa üzüm hoşafı içiyor, şakır şakır ölüyor... ama geçirmiyor.
avustralyalı olduğu için özellikle dikkatini çeken bir konu daha var.
ingiliz komutanlar, karargâhta klasik müzik eşliğinde viski yudumlarken, anzaklar patır patır gidiyor. en son iki tabur anzak gönderiyorlar bir bölgeye... türklerin, iki taburu yok etmesi iki saat bile sürmüyor.
üstelik, müthiş bir sansür var.
yazdığı haberler, ingiliz yetkililer tarafından engelleniyor.
bakıyor ki, olacak gibi değil...
sarılıyor kaleme, tüm gerçekleri tek tek anlattığı, 8 bin kelimeden oluşan, ''gelibolu mektubu''nu yazıyor.
özeti şu:
''çanakkale geçilemez... hemen çekilin.''
ve bu mektubu, sansürden kurtulmak için avustralya başbakanı'na elden ulaştırıyor.
avustralya başbakanı mektubu okuyor, gözlerine inanamıyor ve acilen, yine elden, ingiltere başbakanı'na ulaştırıyor.
ingiltere başbakanı mektubu okuyor, savaş kabinesi'ni topluyor, orada bir daha yüksek sesle okuyor...
gizlice araştırılıyor.
mektup doğru.
hatta az bile yazılmış.
cephedeki ingiliz komutanın, kendi poposunu kurtarmak için palavra attığı anlaşılıyor.
ve karar veriliyor.
komutan görevden alınıyor.
emperyalistler, çanakkale'den çekiliyor.
yazdığı mektupla savaşın sona ermesini sağlayan genç gazeteci, avustralya'da kahraman gibi karşılanıyor.
sir ünvanı veriliyor.
e tabii kapılar açılıyor...
savaşa muhabir olarak giden gazeteci, savaştan sonra gazete sahibi oluyor.
yıl, 1952.
çanakkale'de savaşın kaderini değiştiren sir gazeteci vefat ediyor.
bir tane oğlu var...
o zamanlar, 21 yaşında.
babasının gazetesinin başına geçiyor.
çalışıyor, çalışıyor, çalışıyor.
avustralya'ya sığmıyor...
abd'ye, avrupa'ya el atıyor.
bugün, 75 yaşında.
dünya medya imparatoru.
75 televizyon kanalı...
175 gazetesi var.
tv kanallarıyla 600 milyon izleyiciye, gazeteleriyle 11 milyon okuyucuya hitap ediyor.
yıl, 2006...
çanakkale'nin dövüşerek geçilemeyeceğini ilk anlayan sir gazetecinin oğlu, çanakkale'nin nasıl geçileceğini gösterdi...
eft'yle.
bastı parayı, tgrt'yi aldı.
ismi, rupert murdoch.
1993 yılında londra'da yaptığı bir konuşmada medya kodamanlarının devrinin bittiğini söyleyen medya kodamanı.
"birkaç gazete yayımcısının oturup bütün bir ulusu önemli bir olaydan habersiz bırakmaya karar verdikleri günler çok geride kaldı."