saray komedyeni nedir ?

saray komedyeni

  1. zorlasanız ağzından iki kelime de olsa politik beyan alamazsınız. türban serbest kalmalı mı? konuşmaz... ergenekon nedir? ağzını açmaz... büyük ihtimalle bilmiyordur da bu konuları... günümüzün meşhur bölünmesinde kategoriye sokmaya kalksak söyleyemeyiz: cem yılmaz cumhuriyetçi mi yoksa liberal mi?
    kesin olarak bildiğimiz bir şey var ama: zeki... bilmediği konularda ağzını açmayacak kadar zeki. politik konulardaki müthiş cehaletinin kendisine bir bumerang gibi çarpabileceğini hesaplayabiliyor. herkes politikayla ilgilenmek zorunda da değil hem. o yüzden ona kızmıyorum.
    ama bugüne kadar ağzına en ufak bir politika bulaştırmamış cem yılmaz eğer böyle bir dönemde kalkıp da başbakan'ın dört saatlik kahvaltısına katılıyorsa burada bir duruş bozukluğu var demektir...
    diğer katılanların da elbette ayrı ayrı eleştirilecek tarafları var. örneğin totaliterliğin sınırlarında giden bir liderle aynı karede yer almaları, ne olduğu kimse tarafından bilinmeyen bir açılım balonu için kendilerini kullandırtmalarını tartışabiliriz.
    ama ne hülya avşar, ne metin akpınar, ne yılmaz erdoğan'a "senin orada ne işin var?" sorusu sorulabilir. bu isimler öyle ya da böyle kendilerini zaman zaman politize etmekten çekinmiyorlar sonuçta. iyi ya da kötü fikirleri, duruşları var.
    oysa cem yılmaz'da ise bütün bunların hiçbiri yok. belki de o toplantıya uymayacak tek kişi o.
    koşa koşa gitmiş, yaptığı o çok bayağı "üç çocuk" esprisiyle de dün manşetlerdeydi.
    motivasyonu, geceleri yaşayan yılmaz'ın sabahın erken saatlerindeki toplantıya neden gittiği ve neden "lidere" sempatiklik gösterileri yaptığı üzerine ise fikir yürütülebilir: maalesef, cem yılmaz'ın dini imanı paradır ve ona bu büyük parayı açanlara hürmetini böyle göstermiştir.
    özünde bunda da şaşılacak bir şey yok: cem yılmaz'ın temsil ettiği kuşak 12 eylül'den, yök'ten, özal'dan sonra böyle şekillenmiş ve hak yolunun para yolu olduğuna inandırılmıştır. bu bakımdan yaptıklarıyla kendisine öğretilenler arasında "tutarlı" bir ilişkisi olduğu bile söylenebilir.
    kısaca: apolitik cem yılmaz'ı politik kahvaltıda yer almasının sebebi telekom ilanlarında yer almasının şükran borcudur. kazandığı büyük paraya duyduğu minnettir. o parayı kazanmasına neden olan da telekom'u satan bu iktidardır...
    kahvaltı mekânının dolmabahçe sarayı olması, son zamanlarda başbakan erdoğan'a giderek daha fazla "padişah" benzetmesi yapılması, erdoğan'ın da saray'ı pek sevmesi bu denklemde yeni dönem için cem yılmaz'a özel bir görev veriyor: o artık bir saray komedyeni...
    keşke bu hükümdarlığın bir velazquez'i olsaydı da krallarla komedyenleri ayrı ayrı ama yan yana asılı dev tuvallerde resmedip manzarayı ölümsüzleştirseydi.

    oray eğin / akşam


    (22/3/2010 09:41, junior)
    Facebook'ta paylaş