ankara nedir ?

ankara

<< < > >>

  1. ankara'nın karakteristiğine ve havasına 'cuk' diye oturan, tadından yenmeyen vega şarkısı. sözleri:


    yağmur dönerken kara, yavaşça, süzülenler yola
    araba dolusu bi tuhaf seven şarkılar çalan söyleyen
    sevenlerden biri ben, arkada bıraktığım sen
    kim olduğunu biliyorsan, söyle sen
    ah yağmur dönerken kara, şarkılar var falımda
    hepsi sana (hepsi sana) bu gece ankara
    ah yağmur dönerken kara, yine yol var falımda
    ister özle yok istersen hiç hatırlama
    mmmmm

    sokaklar dolusu şekerli kar kokusu
    tunalıda gezinirken bizde bir kahvaltının tutkusu
    acıkanlardan biri ben, arkada bıaktığım sen
    kim olduğun biliyorsan söylesen
    ah yağmur dönerken kara, şarkılar var falımda
    hepsi sana (hepsi sana) bu gece ankara
    ah yağmur dönerken kara, yine yol var falımda
    ister özle yok istersen hiç hatırlama
    aaaaa

    ah yağmur dönerken kara, şarkılar var falımda
    hepsi sana (hepsi sana) bu gece ankara
    ah yağmur dönerken kara, yine yol var falımda
    ister özle, yok istersen hiç hatırlama
    (15/10/2008 02:36 ~ 15/10/2008 02:40, ordinaryus)
    Facebook'ta paylaş

  2. genellikle istanbul hayranlarının sevmediği şehir. oysa vahşi ve yıpratıcı istanbul'a nazaran çok daha uygar ve içtenliğin hakim olduğu bir kenttir ankara.

    istanbul ve ankara'yı bir kıza talip iki aşığa benzetirim hep. istanbul daha çok vahşi orkide filmindeki mickey rourke'a benzer, ankara ise bridget jones'daki colin firth gibidir biraz. kızın tercihi*, hep serseriden yanadır.
    (15/10/2008 02:52 ~ 15/10/2008 02:54, lucifer)
    Facebook'ta paylaş

  3. misafirlik için gidenin, 2-3 gün kalıp geri dönecek olanın, şöle bi geçerken uğrayacak olanın asla sevemeyeceği, alışamayacağı ve ısınamayacağı bir şehirdir.
    çünkü sadece orada doğup yaşayanındır ankara..

    (15/10/2008 03:25 ~ 15/10/2008 03:31, canpare)
    Facebook'ta paylaş

  4. (28/11/2008 14:34, shane)
    Facebook'ta paylaş

  5. (14/1/2009 13:04, yoroz)
    Facebook'ta paylaş

  6. ankara'ya
    öyle yakisirdi ki kar..
    asfaltlar isildar,
    buz tutardi resmi yalanlar...
    kimse keman çalmaz belki ama
    çok keman çalinsin balolarinda
    diye yapilmis
    gri
    sisli
    binalar...

    alninin ortasinda
    ciddi bir devlet asabiyeti.

    çok kötü günlermis gibi en genç zamanlar,
    bu zulüm bu sevda bitmezmis sevmek
    bir halki sevmekse ask o zaman sevmekmis!
    biz bir seyi delicesine severiz ama tanrim neyi?

    kahve önü çatlak mozaik
    bel kemigine tehdit
    kürsüler üstünde
    çok sigara içen
    ögrenciler

    bir daha asla yasayamayacagi
    asklari teget geçerken
    hep onu sevmeyenleri severek
    hep onu sevenin gözlerinden
    kalabaliklara kaçarak
    karisarak toplumcu gerçekçi yalnizliklara,
    yüksek rakimlarda çatlamis dudaklarini
    bir izmirli güzele dayatmak varken
    hep kardes olacak degiliz ya, yasasin halklarin sevgililîgî!

    soyut bir sevdaya
    besik kertilmis olan
    dagda çoban,
    sehirde sark çibani sayilan,
    firat'in büyük elleri
    ararat'in kiz yelleri
    cilo'nun derin nefesleri
    hülasa kente hukuk mukuk okun
    mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmis

    anadolu çocuklari,
    ankara' ya
    öyle yakisirdi ki kar
    asfaltlar isildar,
    buz tutardi resmi yalanlar

    belki balkona kar seyretmeye çikar diye
    sevdigimiz kizlar
    çok dibimiz donmustur
    ve çogu zaman
    bu kar mevzuu
    kizlara yeterince ilginç gelmemistir

    hiçbir sey
    kapali bir dükkan kadar
    hüzünlü gelmez insana
    ankara'da,
    yoksa bugün bir hayat
    yasanmayacak mi duygusu çöker bütün bozkira.

    kimse keman çalmaz belki
    belki bu fiim hiçbir zaman
    o kadar fiyakali olmayacak ama
    hiçbir lahmacunda
    o okul yolundaki üçüncü sinif lokantadakinin
    tadini vermeyecek bir daha
    çok daha iyilerini yedim sonra
    bizzat urfa'da hatta
    ama hiçbirinde
    o kadar aç oturrnadim sofraya
    ankara'ya

    öyle yakisirdi ki kar
    çok yabanci bir soluk duyulur bazi
    bilinmez bir dilin isligindan
    anla ki sikildi bizim konsolosluktaki konuklar
    öyle deme ankara'yi sevmeyene bir zulümdür
    bu kadar insanin neden ankara'yi sevdigini anlamadan

    ankara'da yasamak
    yollarina hep sevdigimiz insanlarin
    adlarini vermediler ama
    biz her duvara
    bilvesile onlarin adini yazarak yasadik
    kül ve betondan mürekkep
    yasadikça yasanilasi gelen
    o tuhaf bozkir kokusunda.

    ankara'ya
    öyle yakisirdi ki kar.
    asfaltlar isildar...
    bir günden bir sürü gün yapan
    mesai saatlerinde hiçbir sey yapan

    hiçbir sey alip hiçbir sey sunan
    rakiyi bol sulu içen
    dokunmasin için degi!
    çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakisi,
    hep kagitlara bakarak,

    hep kagitlardan bakarak
    hem neset ertas' i hem bülent ersoy' u
    ayni anda sevmeyi basararak,
    karisinin bayat ekmeklerden yaptigi tatliyi
    çok begenmeyerek ama
    yine de bu tasarrufunu takdir ederek
    boynu hep kidemli bir atkinin içinde sakliyken
    hep bir seylere birilerine küsmüs gibi
    yürüyen...

    memurlar.......
    ankara'ya
    öyle yakisirdi ki kar..
    asfaltlar isildar,
    buz tutardi resmi yalanlar...

    biz,
    simdi kapali birr kuruyemisçi

    dükkaninin
    -ki bütün plan kar altinda
    tuzsuz ay çekirdegi çitieyip
    yani sira bafra içmektir-

    kötü isiklandirilmis vitrininden
    umutsuzca içeri bakan,

    kimligi gereginden fazla sorgulanmis,
    merhabadan çok çikar ulan kimligini denmis,

    -yani sistem kendi verdigi kimligi
    zirt pirt geri istemektedir-
    dogdugu yer yüzünden
    dogustan kavgaci zannedilen ama
    pek çogu kavgadan nefret eden

    kavgaci
    esmer
    cesur

    korkak
    çogu kürt
    çogu türk
    çocuklardik...
    ankara'ya
    öyle yakisirdi ki kar....
    ha sonra

    belki ahmed arif'in aklina
    hiçbir sairin aklina gelmeyecek
    -çünkü hiçkimse bir daha ankara'' yi

    o'nun kadar sevemeyecek
    -bir siir islenir:

    kar altindadir varoslar
    hasretim,nazlidir ankara.....

    ustam yine sen bilirsin ama
    hangi aralikta bir sair ölmüsse
    iste o,en netameli aydir bence.

    ankara'ya
    öyle yakisirdi ki kar...
    asfaltlar isildar...
    yalanlar...

    simdi ve sonra
    ne zaman ankara'ya kar yagsa
    elim, gönlüm,
    çocuklugum buz tutar.

    (bkz: yılmaz erdoğan)
    (31/1/2009 20:52, delilah)
    Facebook'ta paylaş

  7. gençlerinin birbirlerine ortim diye hitap ettiği şehir. kelimenin 'ortağım'dan geldiği söylenmektedir. zamanla yayvanlaşan dilimizin öncülerinden olan vj kankigillerin, lugata kankim olarak ilave ettiği rivayetler arasındadır. daha da erkeksi olanı kankam'dır. kısaca ortağım-ortim-kankam-kankim olarak tarihi sırasını almıştır.
    (31/1/2009 21:11, dertli bahattin)
    Facebook'ta paylaş

  8. ıssız adamların uğrak mekanı...

    (31/1/2009 22:10, arrivederci)
    Facebook'ta paylaş

  9. doğduğum, büyüdüğüm ve büyük ihtimalle sınırları dahilinde öleceğim, itilip kakılsa da almadan vermeyen, yani sevilmeden kimseye güzel yüzünü göstermeyen şehir.
    (25/2/2009 14:07 ~ 19/03/2009 16:49, penelope)
    Facebook'ta paylaş

  10. (15/3/2009 11:21, junior)
    Facebook'ta paylaş

  11. (19/3/2009 14:59, dm)
    Facebook'ta paylaş

  12. (19/3/2009 16:30, junior)
    Facebook'ta paylaş

  13. (29/3/2009 09:44, junior)
    Facebook'ta paylaş

  14. şoförlerin yağmurlu havalarda yayalara acımadan onları fena halde ıslattıkları şehir. kimse alınmasın ama istanbul bir konuda bir gömlek üstündür.
    (6/4/2009 19:35, lektem)
    Facebook'ta paylaş

  15. 13 ekim 1923'te başkent ilan edilen şehir.
    (22/4/2009 16:09, junior)
    Facebook'ta paylaş

  16. "ankara ankara güzel ankara, seni görmek ister her bahtı kara"
    (22/4/2009 16:13, pieta)
    Facebook'ta paylaş

  17. (22/4/2009 16:14, kusturica)
    Facebook'ta paylaş

  18. ''karartan'' şehir.
    (25/4/2009 00:46, yoroz)
    Facebook'ta paylaş

  19. sen, ellerim de.
    sen, gözlerim de.
    issız geçen, her gecem de.
    herseyinle, yanımdasın.
    en zor bu, gerçekten.
    sevdiğimi, söylemeden.
    ayrıldım, yine senden.
    yoksun, sen aslında.
    yalnızım, bu kumsalda.
    neler, neler, yapıyorsun.
    bensizken, ankara'da.

    haluk levent şarkılarından, gitara ilk başlayanlara 4/4 folk ritimle çalınması söylenen, basit akorlar içeren güzel parça. haluk levent in la minör takıntılı olduğu parçalarından.
    (3/5/2009 00:40, hayabusa)
    Facebook'ta paylaş

  20. başkent. (imiz) (miş)
    milattan önceki yılların meşhur sürgün yeri.
    işe yaramaz, başı boş çerçöp sayılan insanların mecburi ikametgahı. (imiş) ben demiyorum tarih diyor. şimdi ankaran modern çağın çerçöp insanlarını bekliyor.
    (30/5/2009 16:57 ~ 30/05/2009 16:58, yilmaz ozdil in enter tusu)
    Facebook'ta paylaş

  21. << < > >>