egitim hakki engellenemez nedir ?

egitim hakki engellenemez

  1. yeni şafak gazetesinin manşeti.

    eğitim hakkı engellenemez kimse dokunulmaz değildir
    patronlar kulübünden iki kritik mesaj geldi. tüsiad'ın çiçeği burnunda başkanı ümit boyner, 'bildiklerimizi anlatırız tehdidi bize yakışmıyor' diyerek genelkurmay'a göndermede bulunurken, 'demokratik bir hukuk devleti, hiçbir kişi veya kuruma mutlak bir dokunulmazlığın sağlanmadığı bir düzendir' dedi
    boyner, katsayı tartışmaları ile ilgili olarak da imam hatip okullarının meslek lisesi tanımına girip girmediğinin tartışılması gerektiğini söyledi. ayrıca türban konusuna da değinen yeni başkan, başörtülü her vatandaşın başta üniversite olmak üzere her devlet kurumuna girebilmesi gerektiğini vurguladı

    türk sanayicileri ve işadamları derneği'nin (tüsiad) yeni başkanı ümit boyner, yeni yönetim kurulu çalışma programını, "patronlar kulübü"nün 2010 yılı çalışma programını açıkladı. ümit boyner, 2009 krizi ile ilgili olarak "türkiye ilk kez yaratmadığı bir krizi yaşıyor" dedi.

    esnek istihdam ve büyüme

    ümit boyner, sadece dünyada yaygınlaşan istihdamsız büyüme sürecinin yeniden tekrarlanma ihtimaline karşı iş gücü piyasalarına esneklik sağlamanın tek çare gibi gözüktüğünü bildirdi. yeni başkan krizin 2009 son çeyreğinde dip olarak tanımlanabilecek bölümünün artık aşıldığının düşünüldüğünü söyledi.

    büyükler! neler yapti küçükler

    tüsiad başkanı boyner, türkiye'de küçük ve orta boy işletmelerin, büyük kısmı kayıt dışı olmak üzere, istihdamın yüzde 65'ini, üretilen katma değerin ise yüzde 10'unu ürettiğini hatırlatarak, söz konusu işletmelerin sürdürülebilir büyüme modelinde paylarının artması için birtakım önlendirmeler yapılması gerektiğini belirtti.

    daralan kar marji risktir

    "daralan kâr marjları, yavaşlayan büyüme, azalan finansman imkanları, artan girdi fiyatları ve iklim değişikliği senaryolarına uyma çabaları, tüm dünyada işsizlikle mücadele açısından da riskler içermekte" diyen boyner, mesleklendirme çabalarının da yoğunlaştırılması gerektiğinin altını çizerek, "küresel dağılıma, oldukça hareketlenmiş dünya siyaset arka planı üstüne geldi" dedi.

    obama gibi mesleklendirme

    "vaatlerini yerine getirme konusunda ciddi problemlerle karşı karşıya kalan ve tüm dünya için önemli umut kapısı gibi gözüken obama yönetimi, hem küresel krizle mücadele etmek zorunda hem piyasa ekonomisi ve liberal ekonomi anlayışından feragat etmemek durumunda hem de 11 eylül sendromundan çıkışı doğru yönetmek zorunda" diyen boyner, tekel işçilerinin eylemine de değindi.

    tekel'den malzeme çikmaz

    boyner, "sizleri tatmin edebilecek bir cevap verebileceğimi zannetmiyorum. 2008 şubat'ından beri süregelen son derece karmaşıklaşmış, tarafları birbirinden koparmış... şu anda bu noktada bir siyah veya beyaz alan yok. bu noktada bir taraf alabileceğimizi düşünmüyorum"dedi.

    imf içi boş tartişma oldu

    ümit boyner, imf konusunun içi boşaltılmış siyasi tartışma haline geldiğini belirterek, "hükümetten bu konuda biz de çok karışık sinyaller alıyoruz. çok açık olduklarını söyleyemeyeceğim. ayrıca zaman zaman hükümetin farklı üyelerinden farklı mesajlar gelebiliyor" dedi. boyner, "asker-sivil tartışmalarına' ilişkin "çoğulcu parlamenter demokrasilerde askeri bürokrasi de siyasi denetimin altında olmak durumundadır' dedi.


    'bildiklerimizi anlatırız' tehditli hesaplaşmalar bize yakışmadı


    tüsiad başkanı ümit boyner, mecliste yaşanan kavgaların ve genel kurmay'ın "sınır aşılırsa halkla paylaşırız" sözüne atıfta bulunarak, "ülke olarak içinden geçtiğimiz kutuplaşma, canlı izlediğimiz meclisteki kavgalar, rahatsız edici siyasi polemik, siyasi sisteme müdahale iddiaları, 'bildiklerimizi anlatırız' tehdidi, adil yargılama sürecinde yaşadığımız vicdan hesaplaşmaları bize yakışmıyor" dedi. böyle bir ortamda sürdürülebilir büyümeden söz etmenin zor olduğunu vurguladı.

    ergenekon'da süreç yavaş

    2005 avrupa birliği üyelik sürecinde 99 helsinki zirvesi sonrası demokratikleşme sürecinde bütünlüğün kaybedilmeye başlandığını kaydeden boyner, "demokratikleşme sürecine mutlaka geri dönmeliyiz' diye konuştu. ümit boyner, ergenekon davası'na da dikkati çekerek, davanın kamuoyunun tüm kesimlerine malolduğunu kaydetti. davanın çok yavaş ilerlediğini, bu tip davalarda yargı odaklarının hak ihlallerine karşı olağanüstü dikkatli olması gerektiğini vurgulayan boyner, "sürecin yürütülmesi için soruşturmayı yürüten birimlere kaynak ve kadro desteği sağlanmalıdır' dedi.

    yüzde 10 demokrasi engeli

    boyner, seçim barajına da değinerek, "yüzde 10'luk ülke barajı çağdaş dünyada tek örneği olmayan bir uygulamadır. bir tek türkiye'de var. türkiye'de temsili demokrasinin, yeni anayasanın önünde ciddi bir engeldir' şeklinde konuştu.


    din, dil, ırk ve örtü ayrılmadan yaşama ve okuma hakkı olmalı


    tüsiad yönetim kurulu başkanı boyner, imam hatip okullarıyla ilgili bir soru üzerine, konuyu meslek eğitimiyle ilişkilendirmek yerine sosyal olarak da ele almak gerektiğini ifade ederek, "aileler çocuklarını niye imam-hatibe yolluyor? belli ki meslek dışında da bir arzuları var. bunu iyi analizlemek gerekiyor. onun için bu tartışmanın başlaması gerekiyor' diye konuştu. boyner, dini ve etnik kimliği ne olursa olsun her vatandaşın yüksek öğrenim almaya hakkı olması gerektiğini söyledi.

    ses gerekirse yükselecek

    ümit boyner, "gündemin bu kadar yoğun ve karmaşık olduğu bir dönemde, siz ses tonunuzu nasıl ayarlayacaksınız' sorusuna da, "iknaya yönelik olacak. ama işbirliğine, tartışmaya, uzlaşmaya da açık olacak. yüksek çıkması gereken yerlerde de yüksek çıkacak' karşılığını verdi.

    kibris'ta 1-0 öndeyiz

    ab uyum sürecinde yapılması gereken belli yapısal reformlar olduğuna işaret eden boyner, kıbrıs konusunda türkiye'nin halkoylamalarıyla çok haklı bir yere varmasına rağmen son zamanlarda rum lobisinin daha etkin olduğunu söyledi. boyner, "kıbrıs konusunda biz 1-0 galibiz. yapılabilecek birçok şeyi yaptık. biz eğer komşularla sıfır problem anlayışı diye bir şeyi tatbik ediyorsak, o zaman kıbrıs konusunda biraz daha proaktif davranmalıyız. rum lobisine meydan vermeyecek şekilde girişim yapmalıyız. daha rasyonel ve daha cesur olabilirler diye düşünüyorum' şeklinde konuştu.


    engel imam hatipse çözüm bulunmalı


    "imam hatip okulları, meslek lisesi tanımına giriyor mu?', "imam hatip liselerini çocukları için tercih eden ailelere örgün eğitim içinde bir düzenleme yapılabilir mi?' bu soruların tartışılması gerektiğini vurgulayan boyner, şöyle devam etti: "bugün imam hatip okullarına giden kız öğrenciler imam olmuyorlar. mezunlarının çoğu imam olmuyorsa ailelerin çocuklarını bu okullara meslek sahibi olsunlar diye yönlendirdiklerini söylemek çok ciddi genelleme olur. imam hatip liseleri konusunu meslek eğitimi, istihdam düzenlemeleri dışında tartışmak gerekmiyor mu? biz diyoruz ki türkiye'nin büyüme ve istihdam yaratma ihtiyacı paralelinde nitelikli gençlere ihtiyacı var ve olmaya devam edecek. meslek eğitiminin temeli bu ihtiyaca cevap vermek olmalıdır.'


    katsayı problemi sığ bir tartışmadır


    tüsiad başkanı ümit boyner, en önemli sosyal probleminin eğitim olduğunu söyleyerek, "eğitimin her alt başlığı ile yakından ilgilenmiş, çalışmış ve kaynak ayırmış bir kurum olarak, bugünkü katsayı problemi tartışmasını son derece sığ bir tartışma olarak görüyoruz. imam hatip okulları konusunda siyasi kamplara ayrılmış taraflar arasında sığ bir tartışma...' dedi. meslek erbabı yetiştirilemediğini, genç işsiz oranının yüzde 30'lara yakın olduğunu dile getiren boyner, aslında yaşanılan demokrasi açığı probleminin temelinde de eğitimsizliğin yattığını söyledi. boyner, şöyle devam etti: "meslek okullarına katsayı uygulaması milli eğitim bakanlığı ve yök'ün ortak çözmesi gereken bir konu. son derece teknik bir konu.' eğitim, eğitim sisteminin istihdam edinme ilişkisinin, değerlendirilmesi gereken ayrı bir konu olduğunu vurgulayan boyner, kendilerinin de konuya o perspektiften bakmak istediklerini, özellikle istihdam temeline duyarlı eğitim ve meslek eğitimi olayıyla ilgilendiklerini bildirdi. boyner, istihdamın artması, nitelikli meslek erbabı yetiştirebilmek için de konunun genelinin bu olması gerektiğine inandıklarını belirtti. son 5 senedir milli eğitim bakanlığı ile birlikte bazı projelerde yer aldıklarını hatırlatan boyner, şunları kaydetti: "meslek okulları, türkiye gibi hala genç ve büyüyen nüfusa sahip bir ülkede iş ve aş sağlayabilmek için ele alınmak zorundadır.'


    her eylemden ötürü hesap veren ülke...


    tüsiad'ın 13 yıl önce hazırladığı demokratikleşme raporunda türkiye'nin sivilleşme alanında önemli sorunlarının olduğunu yazıldığını hatırlatan boyner, şöyle devam etti: "geçen zaman zarfında hukuk alanında, milli güvenlik kurulu'nun yapısının değişimi gibi bazı adımlar atıldığını biliyoruz. ancak gelişmiş demokratik standartlarda eksikliğimiz var. demokrasilerde silahlı kuvvetlerin rolü belli. sivil hükümetlerin ve kamu kurumlarının rolleri de belli. bu rolün dışında bir tutum ve tavır, çoğulcu parlamenter demokrasilerde anlayış ile karşılanmaz. bunun açıklaması yapılamaz. böyle bir düzenleme var ise bununla ilgili girişim hemen yapılır ve düzeltilir. bunun da tartışması olmaz. hukuk devleti, hiçbir kişi veya kuruma mutlak bir dokunulmazlığın sağlanmadığı bir düzendir. demokratik bir toplumda kurumundan bağımsız olarak, tüm kamu görevlileri de her türlü eyleminden ötürü gereğinde yargı önünde hesap verebilirler. türkiye'de demokrasinin sivilleşmesi askeri bürokrasinin, bürokrasimizin tüm kesimleri gibi siyasal otoriteye tabi olmasını ve kamu yönetiminde gerçekleştirilen iş bölümü gereği ulusal savunma görevini yerine getirmek üzere düzenlenmesini gerektiriyor.'


    anayasa fırsatı henüz kaçmadı


    ümit boyner, 'türkiye'de 2010 yılında demokrasinin temellerinin güçlendirilmesi ve siyasi reformların yaygınlaştırılması için öncelikli konu anayasa reformudur' dedi. boyner, özellikle 2002-2007 döneminde para ve maliye politikalarında başarılar elde edildiğini ve bu kazanımların son krizin çok daha kötü sonuçlanmasını engellediğini belirtti. "türkiye için kalıcı demokratikleşmeyi sağlayacağına inandığımız 10. demokrasi paketini çalışmaya başladık" diyen boyner, 'mutlaka yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı güçlendirilmelidir. anayasa çalışmasına başlamak için hiçbir zaman geç değil. çünkü bu bir süreç olacak. özellikle bu toplumsal uzlaşma merkezi yapılacaksa belli bir zaman vermek zorundayız. burada siyasi niyeti, iradeyi ortaya koymak lazım. şunu görüyorum; ne yaparsak yapalım, ayağımıza takılan anayasa var" dedi. *
    (16/2/2010 12:56, vamp)
    Facebook'ta paylaş