fransa'daymış gibi türkiye'de yaşayan , tuncay özkan ve kemal yavuz ile kanaltürk'te gerçekler adlı programdaki bakış açısını hayranlıkla izlediğim gazeteci kişilik...
rtük uygulaması dolayısıyla vatan'daki köşe yazısında, tüm vicdan sahiplerini, karınca kararınca ellerini cebine atmaya ve kanaltürk için bir an önce halkın katılabileceği bir mali destek platformu oluşturmaya çağırmış kişilik...
ayrıca aynı yazısında rtük başkanı zahit akman için iddialarda bulunmuştur... şöyle ki;
infazcı niçin rtük? çünkü tuncay molloveisoğlu, ki bence uğur mumcu'dan sonra türkiye'nin en iyi araştırmacı gazetecisidir, yolsuzluk ve yoksulluk programında almanya'daki deniz feneri derneği ve kanal 7'ye yapılan baskınla tutuklanan yöneticilerini gündeme getirdi. alman polisi, deniz feneri'nin 'yoksullara yardım' diye topladığı 14 milyon euro'nun kayıp olduğunu ve bu paradan 7 milyon euro'nun kanal 7'nin almanya şubesi euro 7'ye aktarıldığını tespit etmişti! ama tuncay mollaveisoğlu araştırmayı derinleştirince:
rtük başkanı zahit akman'ın kanal 7'nin kurucuları arasında olup, bu görevinden ancak rtük üyesi seçildikten sonra 30 eylül 2005'te ayrıldığı ve... kanal 7 hisselerini alman polisi tarafından tutuklanan deniz feneri derneği başkanı mehmet gürhan'a devrettiği, iddiasına da ulaştı. hem de belgeleriyle!
radikal gazetesinde yayınlanan, "halkımız eğleniyor" isimli yazısıyla tepki toplayan ve bu sebeple gazete ile bağları kopan kadın yazar. çetin altan'ın eski eşi.
açıkçası bu yazısındaki üslubunu biraz ağır bulsam da, bana göre hala türkiyenin en iyi köşe yazarlarındandır.
ankara'da miting yapan alevi vatandaşların dile getirdikleri taleplerin haklılığını savunduğu yazısında, tartışılacak bir tarihi iddiayı da ortaya atmıştır.
kırıkkanat, "yavuz sultan selim'den bu yana alevilere 'soykırım' uygulandığını" savunmuştur.