okurken, sık sık gazi dedemin göz yaşlarını hatırladığım kitap. kafamda canlandırdığım kitap boyunca bilime çok değer veren bir imam olan dedem ve onun gri sakallı sevimli gülümsemesi; "atatürk'ü gördükçe gözleri yaşaran hali" romana benim için fon resmi oldu. ne kadar zor şartlarda neler yapılabileceğini gösteren güzel bir kitap. özgürlüğün ne bedelde elde edildiğini bilmeden, ona sahip çıkmak gerçekten güç...
nedendir bilinmez(!); sanki kendilerinin ataları da kurtuluş savaşı sayesinde kurtulmamış gibi, ve hatta atalarının bir kısmı da bu savaşta ata'nın saflarında yer almamış gibi, akp yandaşı tayfanın ve dinci güruhun bir türlü sev(e)mediği kitaptır. sev(e)memelerinin sebebi ise şüphesiz kitabın edebi yanı değildir belli ki. eserin adı "şu çılgın türkler" yerine "müslüman bir halkın kurtuluşu" olsaydı durum farklı olurdu tabi.
kitaba okunmaya başlar başlamaz tüğleri diken diken eden olaylar vardırki,osmanlı silah depolarından silahlar kaçırılırken kasılmanız,taaruza geçmiş olan askerlerimizin allah allah nidalarında yürü bee seklınde bağırarak gaza gelmeniz,ulu önder atatürk'ün başkomutan seçilebilmek için öne sürdüğü şartları okurken atam çok zeki insansın kurbanın olayım dedirten,savaşın gerisindeki sivil halkın mehmet askerlere gösterdiği sıcaklık ile fenalarda olanız,savaş esnasında askerlerin açılan sancak ile süngü ile düşman askerlere saldırması olaylarını ciğerinize kazıyan,kendimce her türk evladının bu kitabı okuması gerekir die bir iç ses duymam,bir dosta,arkadaşa alınabilecek en güzel hediye olduğuna karar verdiğim,tarih derslerinin ne kadar yetersiz olduğunu bizlerin yüzüne tokat gibi vuran bir nevi ulusun kurtuluş bilgi hazinesi.