medya etiği açısından bakıldığında gazeteci açısından sakınca doğurmayacağını, olağan gazetecilik pratiği kabul edilebileceğini düşündüğüm olaya ilişkin gazetecinin haklı tepkisidir.* basın mevzuatı ve iletişim etiği açısından bu tür durumlarda bazı boyutlara bakılmaktadır. kısaca özetlersek:
1- gerçeklik: olay gerçektir. bu gerçeklik görüntülerle de desteklenmiştir. kaldı ki, olay esnasında öpüşüp öpüşmedikleri konusunda yorum yapılıp, öpüşmedikleri sadece montun altına girdikleri gibi ayrıntılar de açık şekilde belirtilmiş, abartılı ve sansasyonel yayıncılıktan kaçınılmıştır.
2- ünlülerin özel yaşamı: ünlülerin (toplum önündeki kişilerin) özel yaşamı sıradan bir vatandaşınkinden daha dardır. bu alanı yani mahremini korumak görevi de ünlülere düşmektedir. hele hele kamuya açık bir otelin bahçesinde yaşanan bir olayda gazeteciyi suçlamak anlamsızdır.
3- güncellik: olay kamuyoyunun ilgisini çekecek kadar günceldir. uun süredir benzer konularla gündeme gelen bir ünlünün eleştirisi yapılmaktadır.
4- amaca uygun araç kullanımı*: klasik magazin haberi formatının dışında herhangi bir ögeye rastlanılmadığı gibi, olayın gerçekliğini vurgulamak adına çoğu kez ham görüntüler kullanılmıştır.
bu yılın en iyi magazin bombasına dair savunma metni.
"bir erkek ve bir bayan sahilde tüm gözlerden uzak yanyana omuz omuza...
romantik zamanlar geçirdikleri apaçık ortadaydı görüntülerde. ayrıca önemli bir detayı es geçmemek gerekir ; madem kadının en iyi arkadaşı idi tamer karadağlı, kadın yüzünü neden gizleme ihtiyacı duydu. bayan ayağa kalkarken direk tamer karadağlı'nın elinden tutup kalkabilirdi ama o kolunun yukarısından aşağıya doğru yavaş yavaş hareketlerle tamer karadağlı'nın ellerine doğru süzüldü. bu apaçık bir okşama hareketiydi. görüntüleri herkes izledi. ve son olarak eğer bizden kaçmaz kameraları ışıklarını yakmasaydı ellele tutuşmaya devam edeceklerdi. görünen köy klavuz istemez.
daha önce kamuya mal olmuş kişilerle ilgili olarak yapılmış bir haberde, gazeteci haklı bulunmuştur. karar metninden bir bölüm:
"devlet yönetiminde çok önemli görevler üstlenmis olan kisilerin bu görevin kosullarına ve bu görevin
gerektirdigi güvene sahip olup olmadıklarını toplumun bilme hakkı vardır. sanatkâr, devlet adamı, politikacı, bakan, genel müdür gibi kisilerin özel yasamları ve dokunulmazlıkları ile gizli alanları diger yurttaslara göre çok sınırlıdır. (yargıtay 4 üncü hukuk dairesinin 28.11.1974 gün ve l974/10763-16320 sayılı kararı)."
netice itibarıyla:
basının haber verme, elestiri yapma, yorumda bulunma ve uyarı islevleri kisisel degerleri, onur ve saygınlıgı zedelese bile yayınlanan haber hukuka uygun sayılır veya yayınlanan "elestiri"de hukuka aykırılık yoktur. kisinin üstlendigi görevin, toplumdaki önemine göre yapılan elestirilerin sayısı çogalacagı gibi gerektiginde içerigi de çok sert de olabilir.
ihtimaller hesabı içeren durum.
-pelin, öyle şey yapmaz iyi kızdır evli ve mutludur.
-tamer, öyle şeyler yapmasıyla ünlüdür.
-muhabir, düşünüldüğü gibi bir durum olmasa bile yakalanan hadise haberdir, yapmıştır.
sonuç; pelinin evliliği tehlikededir, enişte hadiseyi ciddiye almazsa evlilik devam eder yoksa olay biter.
tamer karadağlı ile adını görmezden gelmeye çalıştığım bir hanımın kimi neyle suçladığını anlayamadığım gelişmelerin sonucu verildiğine inandığım yanıt.
bizden kaçmaz programında yayınlanan görüntülerde, tamer karadağlı ile evli bir hanımla birlikte olduğu görülüyor. peki, artık hayatı kamuya mal olmuş ve görüntülerinin yayınlanması normal olan tamer karadağlı'yı bir kenara bırakırsak yanındaki evli hanımın görüntüleri açıkça mı verilmiş? ismi mi açıklanmış? kamuya mal olmamış bu kişinin kimliğini deşifre edecek bir başka yazılı, sesli ve görüntülü herhangi bir ipucu mu verilmiş? tüm bu soruların yanıtları hayır. hanımefendinin tüm görüntülerinin buzlanmasına ve isminin kesinlikle geçmemesine azami özen gösterilmiş. e, o zaman programa ve yayıncısına saldırmak niye?
işin komiği, tamer karadağlı ve yanındaki hanım medyatava'ya kendi kendilerini deşifre etmişler. üstelik medyatava da onlara yanıt hakkı tanırken hanımefendinin de ismini vermiş. sonra da başkalarına saldırıyorlar. anlaşılır durum değil!