kara kuvvetleri komutanı ve anayasa mahkemesi başkan vekili.
görüşmüşler.
yapma ya!
türkiye'nin iki legal kurumunun iki önemli adamı.
biri türkiye'nin bütünlüğünün emanet edildiği yerde, kara kuvvetleri'nin başında.
diğeri de bu bütünlüğün koruyucusu anayasa'nın emanet edildiği yerin 2 numarası.
bunların görüşmelerinde ne acayiplik var!
gizli görüşmüşler. öyle diyorlar.
evet çok gizli.
binlerce kişinin bulunduğu yerde, genelkurmay karargahı'nda.
sanırsın ki, mafya lideriyle görüşmüşler.
yuh olsun!
yazan kim!
iki üç bin satan bir gazete.
aylardır çıkıyor.
zararı milyonlarca dolar.
bu para nereden geliyor, kim niye finanse ediyor belli değil!
onu soran yok.
devletin iki üst düzeyi görüşmüş sanki ortada bir ayıp varmış gibi gösteriliyor.
kimse de \"anayasa mahkemesi başkan vekili, kara kuvvetleri komutanı ile resmi bir görüşme yapıyor. bunu yazıyorsunuz da, anayasa mahkemesi başkanı kapatma davası açıldığı günlerde, yargıladığı partinin yöneticileriyle kebapçıda ahbap çavuş ilişkileri içinde yemek yerken niye yazmıyorsunuz? akp yönetimini kızının düğününe davet ederken niye yazmıyorsunuz?\" diye sormuyor.
tam aksine meydanı boş bulanlar dahasını yazıyorlar.
genelkurmay ikinci başkanı'nın sağlık raporu yayınlanıyor.
tedavi görüyormuş.
yazanlar kim?
başbakan'ın, kameralar önünde hastanelik olmasından sonra sağlığıyla ilgili bilgileri yazanlara kızanlar.
türkiye tam anlamıyla zıvanadan çıkartılıyor.
böyle bir durum ilk defa yaşanıyor.
türkiye'nin göz bebeği kurumlar alenen ve alçakça yıpratılıyor.
kim olduğu çok belli bir yerlerden bu işler kotarılıyor.
tıpkı daha önce orgeneral yaşar büyükanıt'a yapılanlar gibi.
o da bir dönem aynı mihrakların ağır saldırısı altındaydı.
hakkında yazılmadık çirkinlik kalmamıştı.
sonra genelkurmay başkanı oldu.
mayıs ayından bu yana sessiz.
şimdi hedefte kara kuvvetleri komutanı ilker başbuğ ve genelkurmay 2. başkanı var.
anayasa mahkemesi başkan vekili zaten epeydir hedef.
kurumlar yapratılıyor.
yıpratanlar, akp'ye yaranma, hizmet etme, akp'yi kullanarak pis, iğrenç, alçak emellerine ulaşma hayalini kuruyorlar.
akp de bu zokayı yutuyor.
bu pis hizmetten memnun kalıyor olmalı ki, günlerdir bir ses, bir seda çıkarmıyorlar.
sonra da bunun adına hükümet etmek diyorlar.
böyle mi hükümet edilir, böyle mi devlet yönetilir?
ordusu satılık kalemler tarafından paçavraya çevrilmeye çalışılırken sessiz kalan hükümet mi olur?!
dsi müdürü'ne bile toz kondurmayan başbakan nerede?! ----- alinti -----
çok gereksiz bir yazı olmuş. bu kadar pis işler ortaya çıkmışken komuta kademesi hakkında iyi şeyler yazabilmek için ya tehdit ediliyor olmak yada aynı amaca hizmet etmek gerekir. tüm gazeteler parayı nerden aldıklarını açıklarlarsa, aldıkları yerler bakımından en legal gazete yine taraf gazetesi olur heralde. *
edit: yıldız içinde bulunan yorumum bir üstte "f.gülen tarafından finanse edilmiştir" entrysine yazılmış fakat üstteki entry silinice ortada kalmıştır. ne alaka dememeniz için *
bu ülkede 1-2 gazete dışında tüm gazeteler finanse edilmektedir. bu yıllardır bu şekilde sürmektedir. bir gazete için en büyük başarı satış ve reklam geliri ile ayakta durabilmesidir. ancak satış rakamları buna imkan vermez. taraf'ın yayın anlayışı, haber tercihi, yazarların politikası beğenilmeyebilir. ancak bu durum karşısında "bu gazete yi kim finanse ediyor?" sorusu konuyla en alakasız olanıdır. basının ve kamuoyunun alışık olmadığı alanlara yönelik habercilik yaparak insanları şaşırtmaları normal. bunda kızacak ne var?
fatih altaylı'nın yine safsatalarla doldurmayı becerdiği yazı. fatih altaylı, "kurumlar yıpratılıyor" diyor. bahsettiği kurumlar genelkurmay başkanlığı ve anayasa mahkemesi. bunlar elbette bizim, devletimizin yüce kurumları ve kimsenin "haksız" yere yıpratmaya hakkı yok.ama ya haklılarsa? bu olasılığın neden gözardı edildiğini anlamıyorum. aynı şeyi alper görmüş kapatılan nokta dergisinde yapmış, eski deniz kv.k. özden örnek'e ait olduğu anlaşılan darbe günlüklerini yayınlamıştı. kimseden ciddi bir itiraz gelmedi. ama nokta dergisi kapatıldı ve bu yazar bir kişiye ait makaleyi yayınlamaktan neredeyse ceza alıyordu. bir iki gazete ve yazar hariç kimse eski de olsa bir kuvvet komutanının darbe günlüğü yazmış olmasının vahametinden bahsetmedi. ama şimdi bir gazete, bilgisi doğrulansa bile okuyuculardan gizleneceğine emin olduğum bir haberi bizlere tam sayfa manşetten duyurdu ve akabinde aldığı suçlama kurumları yıpratmak ve asker karşıtları tarafından finanse edilmek oluyor. işte benim bu noktada merak ettiğim şey şu: bu haber safsata bile olsa bir gün askerimiz gerçekten bir suç işlese ya da yapmaması gereken birşey yapsa biz bundan nasıl haberdar olacağız?