13 bin personeline rağmen geçenlerde yayınevlerine bir ankara şirketinden "dışardan kitap programı yapıyoruz trt'ye, bize kitap yollar mısınız?" diyerek mektuplar yazdırabilmiş devlet kurumu.
yeni genel müdür ibrahim şahin açıkladı... "kurumda eleman fazlası var. bu personelle 40 tane özel kanal işletebilirsiniz. sayıyı azaltmak için, yaşı gelenler emekli edilecek, geri kalanların kadrosu da diğer devlet dairelerine geçirilecek"...
haftaiçi akşam üzerleri saat 17.50 civarında, ankara or-an'daki binadan çıkıp servislere koşturan çalışanlarıyla, asla televizyon intibaı vermeyen; daha ziyade fabrika çıkışı izlenimi uyandıran, gün içinde yüzlerce çalışanın iş değil dedikoduyla zaman öldürdüğü, hatta örgü modellerinin odadan odaya tavsiye edildiği kurum. trt'de yetişip, özel televizyonlara naklolanların geçmişi özlediği bugünlerde eski parıltısı çoktan sönmüş kurum.trt'yi istisna akitliler var etmiştir uzun yıllar ve en yeteneksizler, kapı arkasında kadroya alınmıştır. ne acıdır...
yılbaşı akşamı yeni albümünün şarkılarını kendilerinde söylemesi karşılığında tarkan'a 1.500.000 usd teklif ettiği haberi televizyonlara düşen kanal. tam da albüm yapmaya parası bitecek diye düşünürken, tarkan'ın imdadına yetişerek yardımseverlik misyonunu bir kez daha göstermiştir.
çocuk programlarında staj yaptığım dönemde gün içinde herkesin su-un ve yumurta savaşı yaparak beni şoke ettiği müessese. "laubaliliğin böylesine pes" dedirten kurum.
staj boyunca "how i love to be a cabbage" tarzında cümleler içeren bir çizgi filmi türkçe'ye çevirmem de cabasıydı...
yalnız greyfurt abi 'yi takdir ederdim.
ismini vermek istemediğim trt'nin tanınan çalışanlarından birinin bana anlattığına göre,
mesai başladıktan sonra ilk bir saat herkes yerleşmeye çalışır on-onbir arası tüm personel binaya gelirmiş, öğle tatili için oniki civarında herkes dışarı çıkar iki üç saatte gelirmiş, öğleden sonra bir saat çalışma molası verilirmiş, kalan vakitlerde de solitaire oynanırmış.
televizyonun evrim geçirmesindeki süreci bire bir takip etti.
o var olduğunda siyah beyazdı televizyon sonra renkli, plazma, lcd..
daha neleri görecek kim bilir ?
"31 ocak 1968'de deneme mahiyetinde ilk televizyon yayınını ankara'da yaptı. televizyon yayınlarında ilerlemeye devam eden trt, ilk canlı spor yayını, 1971 yılında izmir'de oynanan karşıyaka spor kulübü ile istanbulspor arasında oynanan futbol maçını naklen vererek gerçekleştirdi. 1972 yılında televizyonda ilk kez "bedava dünya gezisi" adlı yabancı dizi türkçe seslendirildi. reklam yayınlarına başlandı. münih 1972 olimpiyat oyunları'nı vererek ilk dış naklen yayını gerçekleştirdi. yine bu yıl anayasa değişikliği sırasında trt'nin özerkliği kaldırıldı ve kurum, "tarafsız" bir kamu iktisadi kuruluşu olarak yeniden düzenlendi."