batı kaynaklı metinlerin çevirisinde dikkat edilmesi gereken sözcük. o metinlerdeki türban, genellikle erkeklerin taktığı bir şeydir ve bunu sarık diye çevirmeyenler komiklik yapmaktadır.
kendilerini "laik" ve "islamcı" olarak tanımlayan her iki kesimin siyasi bir argüman olarak kullandıkları ve çözümüne hiç de yanaşmayacakları kitleleri peşinden sürüklemek için icad edilmiş sorun.
laik çevrelerin şehir hayatında varlığına tahammül edemedikleri 'başörtülü' kadınları dışlamak ve kategorize etmek için kullandıkları tanım. fransız kültüründe kadınların boyunlarını açık bırakacak biçimde örttükleri bir çeşit şapka.
din ve siyasi çevrelerde kavram karmaşası yaşanmasına yol açan nesne...
din ve siyaseti karıştıran nesne...hatta
din, siyaseti ve halkı karıştıran nesne...
bu kadar kaosun içinde eminim \"turban\" bile ne anlama geldiğini bilememektedir!
doğan heper'in "biz üniversitede okurken türban yoktu, türban sorunu diye bir şey yoktu. o gün hakim sınıfa baş kaldıranlar parkalı gençlerdi. bugün türban onun yerini aldı. inanç özgürlüğü ile türbanın bir ilgisi bana göre yok. olsaydı klasik "başörtüsü"ne başvurulurdu. türban bir simgedir." diye açıkladığı nesne...