su an istatistikler güncelleniyor. sistem biraz aheste olabilir.

ugur kaymaz kimdir ?

ugur kaymaz

  1. 21 kasım 2004 tarihinde mardin'in kızıltepe ilçesinde 13 kurşunla öldürülen 12 yaşındaki çocuk.
    (2/4/2008 12:28, tutunmakgibi)
    Facebook'ta paylaş

  2. mardinli ölü çocuklar

    bir ölümün, "öldürülme"nin konuşulur, tartışılır olması için ölçü nedir? şöhret, cinayet, entrika, herkesin başına gelebilirliği, maktulun masumiyeti, gençliği, çocukluğu?
    pazardan beri "stat acısı" oturdu içimize.
    elbette, hakkıyla. "ölüm"e en uzak durması gereken faaliyet olan "spor"un profesyonel, seyirlik türünün "cinayet"e bu kadar yakın düşmesi irkilticiydi.
    değerlendirmeler ise, "cinayet"in nedenini futbol dünyasının onca yamukluğuna bağlarken, o yamuklukları ortaya koymakta haklı...
    onca statta on binlerce kişinin o koşullara rağmen "neden katil olmadığını", ama o gencin o gün o cinayeti neden işlediğini anlamakta, anlatmakta ise abuktu.
    ne ki, "futbol dünyası" her şeyiyle, en çok laf kaldıran, en çok üstünde oyalanılan, en çok izlenen, en çok tiraj ve reyting yapan mevzu.
    maç öncesiyle de, sonrasıyla da, cinayetiyle de.

    ***
    oysa aynı ülkede, aynı saatlerde, yine bu şiddet dolu ortamın "terörize" bölgesinde, bir çocuk daha ölmüş, öldürülmüştü.
    babasıyla birlikte. iddialara göre, bedeninde en az 10 kurşun vardı.
    16 değil; ilköğretim beşinci sınıf öğrencisi ve 11-12 yaşlarındaydı.
    resmi açıklamalar birbirini kovaladı:
    önce "karakol baskını yapan teröristler" dendi.
    sonra "karakol"suz ve "baskın"sız, ama "çatışmaya giren teröristler" dendi.
    daha sonra, "askerlerin dur ihtarına uymayan teröristler" dendi.
    daha daha sonra, silahlar bulunduğu açıklandı.
    tutun ki, bu resmi açıklamalardan biri doğru... 11-12 yaşında bir çocuğun delik deşik edilerek öldürülmesini yine de izah eder mi?
    güvenlik açısından da, insanlık açısından da izah eder mi?
    bir de...
    ya resmi açıklamalar doğru değilse?
    ya alelacele yapılmış, gerçeği yansıtmayan...
    sadece bir şüpheyi, kanıtsız bir kanaati ifade eden yahut zevahir kurtarmaya dönük açıklamalar ise.
    ya yanılgı yahut kasıtlı yanıltma amacı taşıyorsa?

    ***
    11-12 yaşında öldürülen bir çocuk, "babasının yanı başında", herhangi bir "terörist faaliyet"te ise de -resmi açıklama-...
    mahallelerinde, evlerinin önünde, babasıyla birlikte kamyona binmek üzereyse de -ailenin açıklaması-...
    haber olmayı, ilgi görmeyi, incelenmeyi, hem hükümet tarafından, hem medya tarafından ele alınmayı hak etmez mi?
    "statta cinayet" kadar önemi yok mudur?
    stat olduğu, stat istanbul'da olduğu için, statta öldürülen mardinli cihat manşetlerde iken...
    statta olmadığı, istanbul'da olmadığı, olaya "terör, terörist, asker" sözcükleri karıştığı için, delik deşik ölümü hiç ilgi görmeyen uğur da mardinliydi.
    mesela; "futbol öldü, insanlık öldü" diye yazan futbol yorumcuları bu olayla da ilgilenmeliydi.
    yaşadıkları ülkeyi, ülkelerindeki şiddeti, tribünlerdeki, sokaklardaki çocukları, ölü ya da diri anlamak istiyorlarsa, ilgilenmeliydi.
    gazeteci oldukları, insan oldukları, anlamak ve anlatmakla yükümlü oldukları için.
    başkalarından vazgeçtim; tam da "mardinli bir çocuk"un öldürülmesi vicdanlarını bu kadar sarsmışken, "mardinli öteki çocuk"la da en azından onlar ilgilenmeli!
    "turgut özal mahallesi"nde vurulup "atatürk mahallesi"ndeki mezarlığa giden bir çocuk!

    umur talu / 24 kasım 2004
    (3/4/2008 03:27 ~ 24/04/2008 14:54, kirmizibiber)
    Facebook'ta paylaş

  3. (bkz: seyfi turan) *
    (24/4/2009 14:51, sister)
    Facebook'ta paylaş

  4. (24/4/2009 14:51, sister)
    Facebook'ta paylaş

  5. (24/4/2009 14:57, sister)
    Facebook'ta paylaş

  6. (19/6/2009 10:32, junior)
    Facebook'ta paylaş

  7. (23/11/2010 13:43, derya kuzusu)
    Facebook'ta paylaş

  8. flaş gelişme- avrupa insan hakları mahkemesi (aihm) mardin‘in kızıltepe ilçesinde 21 kasım 2004’te çıkan çatışmada öldürülen ahmet kaymaz ve 12 yaşındaki oğlu uğur kaymaz davasında türkiye’yi yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkum etti.

    mahkeme, türkiye’nin davacıların tümüne toplam 70 bin euro maddi, 70 bin euro da manevi tazminat ile 3 bin euro da mahkeme masrafı ödemesine hükmetti.
    (25/2/2014 12:14, karga)
    Facebook'ta paylaş