1 . var olma durumu, mevcudiyet:
"bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."* 2 . var olan her şey:
"canlı varlıklar."-
3 . para, mal, mülk, zenginlik, variyet.
4 . önemli, yararlı, değerli şey:
"devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar." * 5 . ömür, hayat:
"bütün sevgileri atıp içimden / varlığımı yalnız ona verdim ben."* 6 . canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon.
7 . * kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.
*