yeni asır gazetesinde mesleğe başladı. star gazetesi'nde fatih çekirge ile birlikte çalıştı. star gazetesi'nde işe başlayıp kısa bir süre sonra işsiz kalan sayısız gazetecinin beddualarını almıştır. kendisi ile yapılan sipariş röportajda gazeteciliği idealize etmediğini fazla önemsemediğini söyleyerek ilginç olmaya çalışmıştır. tekerleme, fıkra ve kötü şiir havasında yazdığı yazılar ile ucuz bir popülerlik yakalamıştır. ardından "büyük yazar" olarak hürriyet'e geçmiştir. hürriyet gazetesi'ne, emin çölaşan'ın kovulmasının ardından başlamış ve onun yerini doldurması beklenmiştir. bunu başaramamış ve artık eskisı kadar okunmamaktadır.
köşe yazısı yazmayı beceremeyen köşe yazarı.
fakat ilkokul çağındaki çocukların okuyup, "aa ben de büyüdüm galiba. bir köşe yazarının yazdıklarını anlıyorum" deyip sevinmeleri için ideal.
öte yandan... yazdıklarını asla bir ilkokul öğrencisi okumamalı da.
04 aralık 2007 tarihli köşe yazısında önemli bir iddiada bulunmuştur:
"daha önce çalıştığım "çok önemli" bir gazetede, iki yazar vardı. ikisi de ödüllü, ikisi de ağır abi, ikisi de cemiyet üyesi... ama, yazılarını kendileri değil, başkaları yazıyordu!
bir gün "meslek ahlakı" üzerine kavga ettiler aralarında... biri dedi ki, "yazılarını kendin bile yazmıyorsun, ne konuşuyorsun?" öbürü cevap verdi: "ben hiç olmazsa, yazılarımı kimin yazdığını biliyorum, sen onu da bilmiyorsun!"
bu kadar okundugunu ve sevildigini gordugumde kendime, acaba bu yazarsa digerleri ne; yok digerleri yazarsa peki bu ne sorusunu sormama neden olan kisi..